Nurcan Ertürk

Nurcan Ertürk
@sherlock12
What a time to be alive...
Lisans
Istanbul
null, 12 Eylül 2003
53 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Aylaklık güzel bir şey belki de. Sokaklarda başıboş dolaşmak, bir daha görmeyeceğin insanların hayatlarına dahil olmak ve bu hayatlardan herhangi bir vefasızlık etme utancı duymadan istediğin an çıkmak; herhangi bir işte, uzun ilişkide, ailede istemsizce kurduğun derin ilişkilerin o insana verdiği sorumluluktan kurtulup sadece yüzeysel ilişkilerle hayata "ilişik bir şekilde" yaşamak... Ama zannedildiği gibi aylaklığın hayatta her şeyi aşmış insanların -ve tabii ellerinde bulundurdukları maddi güçle- başvurduğu bir özgürlük değil de bir tür yaşamaya karşı korkaklık olduğunu düşünüyorum ben. Bağlanmak ancak cesur insanların yapabileceği bir şey çünkü. Çünkü korkaklar, insanlar tarafından terk edilme, yalnız, bir başına bırakılma korkusuyla derin bağlar oluşturmaya yanaşmama eğilimindedirler. İnsanlar, onların bu korkusunu öğrenip de onlara acımasın diye de sanki bu yalnızlık onların kendi tercihiymiş gibi davranırlar. Oysa nasıl da isterler onları tamamıyla anlayacak, her haliyle sevecek, kafalarında oluşturdukları o ideale uyacak insanı bulmayı. Bulduklarını sandıkları kişiler o idealden en küçük bir sapma gösterdiğinde de hemen incinirler ve alışkın oldukları şekilde giderler. Dönerler güvenli yalnızlıklarına. Dönerler hayatla oyalanmalarına. Bu yüzden Bay C. aradığını asla bulamazdı, bulduğunu zannettiği anda da onu da bir şekilde mahvetmeyi becerirdi.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201970,9bin okunma
Puan vermedi·649 syf.··
2025 3. kitabı
Tamamen vakit kaybı... Twitter'da yabancıların öve öve bitiremediği bu kitabı bir de ben okuyayım dedim. Sıfır beklenti ile başladım. İlk başlarda çok da kötü değildi gerçi. Tabii erkek ana karakteri adeta tanrısallaştırıp kadın ana karakteri ürkek bir ceylana çevirme klişeleri vardı ama yine de beklentimin üstündeydi. Ta ki malum sahneler gelene kadar... Kitabı tek okunabilir kılan başrol kızın büyük büyük annesinin cinayeti ile ilgi gizemdi bence. Sadece bu gizemi çözmeye yönelik bir polisiye olsa severek okurdum bile. Ama bunun dışında tecavüz övücülüğü yapan bir kitaba saygı duymuyorum. Bir kitabı yarım bırakmak gibi bir huyum olmadığından bitirmiş bulundum ama serinin diğer kitaplarını okumayacağım. "Bad boy" tiplemelerinden iğreniyorum ve umuyorum ki yaşıtlarım da böyle toksik erkek karakterlerin güzellenmesinden etkilenmiyordur artık. İlk "dark romance" kitabımdı ve sanırım son olacak.
Haunting AdelineH.D. Carlton · Independently published · 20211,440 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
Bu kitabı okurken çok yoğun bir hüzün duydum. Leto'nun yalnızlığına, bir başınalığına, yaşadığı süreçte hiçbir zaman takdir görmeyecek fedakarlıklarına o kadar üzüldüm ki... Etrafındakilerin ona karşı haklı bir öfke duyduğunun farkındayım. Sionaların açısından Leto; ondan böyle bir fedakarlık beklenilmediği halde ve herkesin iyiliğini düşündüğü kisvesi altında, onları zoraki bir barışa, köleliğe hapseden bir tiran. Bunun için Leto'ya çok öfkeliler. Öyle bir durumda olsam büyük ihtimalle ben de ondan nefret ederdim. Anlıyorum ama yine de onlarla empati kurmayı reddediyorum Çünkü Leto'nun geçmişini biliyorum. Çünkü her şeye rağmen onlar isyanlarında bile birbirlerinden güç alabiliyorlardı ama Leto hep yapayalnızdı. Hem de binlerce yıl! Binlerce yıl boyunca sevdiklerinin ölümüne şahit oldu. Arzularından, insanlığından vazgeçti. İnsanlık böylesine bir fedakarlığı hak ediyor mu emin değilim. Ben Leto'nun yaptığını asla yapmazdım. Kitabın, Leto'nun yaptıklarının, bu tarz kişisel duygulardan daha üstün bir amaca hizmet ettiğinin, bu tarz duygusal düşüncelerin böyle bir kitap için biraz fazla olduğunun, pek de uygun kaçmadığının farkındayım. Ama yine de böylesine yalnız bir ruha üzülüp şefkat duymaktan kendimi alıkoyamıyorum. Siona ve Duncan'ın ( Duncanı aşırı seviyorum. İlk gulamı da çok sevmiştim ama Leto'nun aksine bu gulam, aşırı ergensi tavırlarıyla Duncanlar arasından en sevmediğim oldu.) Leto'ya karşı alaycı tavırları ve hor görüleri arada sinir krizi geçirmemi sağlamış olabilir. Ama Leto'nun bu kadar uğraştığı Altın Yol'u devam ettirdikleri için de mutluyum.
Dune Tanrı İmparatoruFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20214,122 okunma
Puan vermedi·173 syf.··
Beğendi
·
2023 25. kitabı
Roma ve Roma'ya yeni taşınan bir adam. İçkiyi bırakıyor sonra tekrar başlıyor. İşe giriyor canı sıkılınca bırakıyor. Beş parasız aç kalıyor, her gün bir tanıdığın evinde karnını doyuruyor. Aşık oluyor, aşık olduğu kadını elinde tutamıyor. Sonrası tanıdık bir tat. İçindeki geçmeyen bir boşluk. Bunu doldurma çabaları. Samimiyetsiz ortamlar, samimiyetsiz insanlar. Kendini oyalama döngüsü. Doğru insan, yanlış zaman. Değişen mevsimler ancak değişmeyen günler. Yaşanabilecek başka hayatların olasılıkları. Ancak sıfır pişmanlık. Ve sonuç nedense hiç değişmiyor. Denizden gelen bir şekilde denize dönüyor.
Kentte Son YazGianfranco Calligarich · Can Yayınları · 2022467 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
İlk 2017 yılında, ortaokula giderken okumuşum bu romanı. Bugün ikinci kez okudum. Aşırı popüler olmasından ötürü sanırsam, bu kitabın ne kadar büyük bir şaheser olduğunu unutmuş; Sabahattin Ali'nin ne kadar büyük bir yazar olduğunu göz ardı etmişim uzun bir zaman boyunca. Oysa bugün kitabı elime almam ve sanki ilk defa okuyormuşum gibi büyük bir merak ve edebi hazla elimden bir saniye olsun bırakamamam bir oldu. Kitap boyunca Sabahattin Ali'ye öylesine bir hayranlık duydum ki. Sözcüklerin bu kadar doğal ve mükemmel bir şekilde bir araya gelebilmesi, insanların ruh hallerinin böylesine bir incelik ve mükemmellikle ifade edilebilmesi bende kıskançlıkla karışık büyük bir hayranlık uyandırmıştır her zaman. Sanki sözcüklerin bir araya gelebileceği mükemmel bir durum var ve bazı yazarlar bunu çok doğal bir şekilde başarıyor. Sıradan olayları, alışılagelmiş duyguları sanki daha önce tanık olmadığımız, bambaşka bir şeymiş gibi anlatıyor ve basit bir olayı büyüleyici bir hale getiriyorlar. Sabahattin Ali de böyle yazarlardan biri. Çok, çok saygı duyuyorum.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,5bin okunma