Bilge Karasu , her on yılda bir okunması gereken bir yazar, 20lerimde okuduğum Narla İncire Gazel, 30larımda bambaşka anlamlar yarattı. Yabancılık duygusunu, bir ülkeye millete değil sadece ama aynı zamanda kendimize, yaşadığımız gerçekliğe olan aitliğimizi, yarı masal yarı gözlemle anlatması hoşuma gitti. Doğal gizemciliği sanırım her okuyanın bambaşka yorumlamasına neden olacak.
Öğrendiğim bir şey varsa o da, özgürlüğün ve bağımsızlığın, başkalarından ( genelde toplumdan ya da erkeklerden) alınamayacağı, sadece, yoğun emekler sonucu içeriden geliştirilebileceğidir.
1981 de yayınlandığı günden bu güne, kadın hareketi, kadınların kendini bulma konusunda aldığı yolun çok daha ileri de olmasını dilerdim ama değil. Çünkü kadın hareketi diye cinsiyete adlandırdığımız şey aslında toplumun , sadece kadınlar için değil ama aynı zamanda erkekler içinde, daha adil, daha bölüşülebilir bir hayata hazır olması ile mümkün. Bağlılık tiplerine dair psikolojik kitaplar bir yana, yaşadığımız kaygıların toplumun bir yansıması olduğunu da gösteren güzel bir kitap. Okunası…