Hepimizin değerleri var. Onları koruruz. Onlara uygun yaşamayı ve onları sürdürmeyi deneriz. Böyle istemesek bile, beynimizin donanımı budur. Daha önce de söylediğim gibi haksızlık derecesinde zaten bildiğimize, doğru olduğuna inandığımıza meyilliyiz. İyi biri olduğuma inanıyorsam, bununla çelişme ihtimali olan tüm durumları bertaraf ederim. Muhteşem bir aşçı olduğuma inanıyorsam, bunu kendime defalarca kanıtlayacak fırsatlar yaratırım. İnançlar hep önde gelir. Kendimizi nasıl gördüğümüzü, neye inandığımızı ya da inanmadığımızı değiştirmeden kaçınmaktan ve kaygıdan kurtulamayız. Değişemeyiz.
Bu açıdan bakınca “kendini tanımak” ya da “kendini bulmak” tehlikeli olabilir. Sizi katı bir role mahkûm ederek gereksiz beklentilere yol açabilir. Kendinizi iç potansiyelinize ve dış imkânlarınıza kapatırsınız.
Kendinizi bulmayın diyorum. Asla kim olduğunuzu bilmeyin. Çünkü bunlar araştırmanızı ve keşfetmenizi sağlar. Yargılarınızda alçakgönüllü olur, başkalarının farklılıklarını kabul edersiniz.
Sayfa 131 - ben galiba bu yazarla hiçbir fikirde tamamen eşleşemeyeceğim.. çok keskin yargıları var.