Her konuşma, ehemmiyetsiz de olsa, bir ilişkiye düğüm atar. Salt vuku buluşuyla, bir anlam duygusuna beden verir; en çok, insanın kendisine yakın olanlarla konuşması böyledir ama tanıdıklarla, tanımadıklarla ve profesyonel konuşma partnerleriyle konuşmalar da öyle - zira başkasının ilgisi iyi gelir.
Zihinsel açıdan, anlatısal ilişkiler özellikle önemlidir. Anlatılabilen her şey, anlam kaynağıdır.
Başka birisine kendinizi anlatma imkânınız olduğunda, hayatınızın fragmanlarını ve benliğinizin oraya buraya dağılmış parçalarını tekrar bir araya getirmek daha kolay olur.
En alakasız hadiseler ve malumatlar, birazcık makul olmaları anlamlı görünmelerine yeten bağlantılara oturur anlattıkça.
Bir ilişki ve bağ geliştirebileceğiniz hiçbir insan yoksa, belki de sizi çok duygulandıran ve bakımınıza muhtaç bir hayvan vardır, böylece mutsuzluk halinin ortasındayken hayat yeniden bir anlam kazanır.
Doğayla ilgili her temaşa ve her tecrübe, insana kuvvet devşirebileceği bir duyusal anlam aktarımı sağlar, zira açık ki her şey her şeyle bağıntılıdır doğada.
Mutsuz zamanlarında her şey hakkında konuşabileceğiniz insanlar tanıyor olmak, bir mutluluktur. Samimi bir sohbet, sanki laf arasında, esas mesele haline gelmeden, ruhsal bir anlam kazandırır insana. Konuşmanın yardımı olur insana, susmanın değil; meğer ki birbirini konuşmadan anlayan insanların suskunluğu olsun.
İnsan, bedeninin ötesinde derûnunda, her türden ilişkinin bağışlayabileceği ruhsal anlamdan sadece bir anlığına değil uzun zamanlar boyunca, hatta belki tüm hayatı boyunca etkilenir. Ruhu, içinde insanı yaşatan enerjilerin barındığı uzam olarak anlayabiliriz. Duyguların hareketinde tecrübe edilir, ilişkilerde en kuvvetli ifadesini bulur.