hazal ✶

hazal ✶
@shieldmaiden
tryna climb a wall that my mind has built ~๑
biyoloji lisans öğr.
eskişehir
ankara, 12 Nisan 2001
1.010 kütüphaneci puanı
200 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Josh’un ölümü hayatımda en açıkça belirleyebildiğim önce-si/sonrası dönüm noktası oldu. Trajediden önce engelliydim, hiçbir amacım yoktu, dünyanın benim hakımda düşündüğünü hayal ettğim şeylere takıntılıydım ve onlara sıkışıp kalmıştım. Trajediden sonra yeni bir insana dönüşmüştüm: Meraklı, sorumlu, çalışkan. Hâlâ güvensizliklerim ve bagajlarım vardı -hepimizin varama artık güvensizliklerimden ve bagajlarımdan daha önemli bir şeyi kafaya takıyordum. Farkı yaratan da buydu. Tuhaftır, ama bana sonunda yaşama izni veren birinin ölümüydü ve belki de hayatımın en kötü ânı aynı zamanda en dönüştürücü olandı. Ölüm bizi korkutur. Bizi korkutuğu için de onu düşünmekten, hakında konuşmaktan ve hata bir yakınımız ölse bile, varlığını kabul etmekten kaçınırız. Yine de, tuhaf, tersine bir yoldan, hayatın tüm anlamının gölgesinin ölçüldüğü ışık ölümdür. Ölüm olmasa, her şey sonuçsuz, tüm deneyim keyfî, tüm ölçütler ve değerler aniden sıfır olur.
Sayfa 183
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ölümün kaçınılmazlığı karşısında, insanın kendisini korkusuna, utancına, çekingenliğine teslim etmesinin de nedeni yok, çünkü bunlar da hiçbir şey; kısa ömrümün büyük bölümünü bana ıstırap ve rahatsızlık veren her şeyden kaçınmaya çalışarak geçirdiğime göre, aslında canlı olmaktan kaçınmaya çalışıyorum.
Sayfa 182
Alıntı
“Öldüğüne gerçekten çok üzüldüm,” gibi bir şey söyledim. Güldü. Tam olarak ne söyledi hatırlamıyorum, ama “Sen yaşamaktan hâlâ bu kadar çok korkarken benim ölmüş olmama niye aldırıyorsun?” gibi bir laf etti. Ağlayarak uyandım.
Sayfa 182
Alıntı
Daha önce de depresyona girdiğimi düşünüyordum, ama bu anlamsızlığın yepyeni bir boyutuydu, o kadar derin bir hüzündü ki, fiziksel olarak canımı yakıyordu. İnsanlar beni neşelendirmeye geldiler, oturup en doğru şeyleri söyleyip yapmalarını izledim, teşekür ettim, gelmekle incelik gösterdiklerini söyledim, sahte sahte gülümsedim, iyileştiğimi söyleyerek yalar söyledim, ama aslında hiçbir şey hissetmiyordum.
Sayfa 181
Alıntı
Bağlanmak size özgürlük kazandırır çünkü önemsiz ve gelip geçici olan şeyler artık aklınızı çelmez. Bağlanmak size özgürlük verir ve dikatinizi, odaklanma yeteneklerinizi bilir, sizi sağlıklı ve mutlu yapacak olan en verimli şeylere yönelmenizi sağlar. Bağlanmak bir şeyleri kaçırıyor olma korkularını dışlayarak karar vermeyi kolaylaştırır; elinizde olanın sizin için yeterince iyi olduğunu biliyorsanız, neden daha ve daha fazlasını kovalayarak stres içinde kalacaksınız? Bağlanmak bilerek az sayıda önemli amaca odaklanmanızı sağlar, böylece daha başarılı olursunuz. Bu açıdan bakılınca alternatifleri reddetmek bizi özgürleştirir, en önemli değerlerimizle, seçtiğimiz ölçütlerimizle aynı çizgide birleşmeyeni geri çeviririz; sürekli hiçbir derinliği olmayan genişliğin peşinde koşmayı reddederiz.Evet, geniş deneyimler gençken arzulanır ve gereklidir de, dışarı çıkıp kendiniz için neyin değerli olduğunu ve neye yatırım yapacağınızı keşfetmeniz gerekir. Ama altın derinlerde gömülüdür. Bir şeye bağlanmanız ve onu kazıp çıkarmak için derinlere inmeniz gereklidir. Bu ilişkiler için de, kariyerde de, müthiş bir hayat tarzı oluşturmak için de; her konuda geçer-lidir.
Sayfa 177
Alıntı