Bu fikirlerini Ruth'a ifade etmek için çabalarken onu şaşırtıyor , Martin'e daha çok şekil vermek gerektiği düşün cesinin kızda iyice yerleşmesine neden oluyordu. İnsan denilen yaratığın zihninde yer etmiş olan; kendi renginin, inancının ve siyasetinin en doğrusu, en iyisi olduğuna ve dünyanın dört bir yanına dağılmış diğer tüm insanların kendisinden daha talihsiz konumlara sahip olduğuna inan masını sağlayan o yaygın dar görüşlülük, Ruth'da da vardı.
Eski çağlarda kadın olarak yaratılmadıkları için Yahudilerin Tanrı'larına şükretmesini sağlayan, modern dönemdeyse başka tanrıların yerine yeni bir tanrı koymak için misyoner leri dünyanın en ücra köşelerine gönderen şey, işte bu dar görüşlülüktü. Ruth'un hayatın farklı bir köşesinden gelmiş bu adama biçim verip, kendi köşesinde yaşayan adamlara benzetme arzusu da yine aynı dar görüştülükten kaynakla
nıyordu.
Şimdiye kadar zihninde iyice yerleşmiş ne varsa sarsılıyordu. Gencin hallandıra ballandı ra anlattığı şeyler ve yaşadığı maceralar , bütün gelenekleri yerle bir ediyordu. Onun zahmetsizce anlattığı tehlikeler ve güler yüzü karşısında hayat, artık ciddi çabalardan, denetim ve kısıtlamalardan ibaret bir olay olmaktan çıkmış; oynanıp altüst edilecek, kaygısızca yaşanıp keyfi çıkarılacak, sonra da umursamadan fırlatılıp kenara atılacak bir oyuncak hali ne gelmişti.