shinya

Gökle­rin, yerlerin Rabbi; bir mutlu saniye uğruna hayatımın bu gününü harcadım! Bütün ömrüm bir mercimek çorbasına fedadır! Yalvarış­larımı bari bu sefer, duy!..
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Artık ölme zamanım gelmişti; sonbahar gelip çatmış, canlılar kış uykusuna yatmıştı. Bildiğim her çareye ve yardım görebileceğim her kaynağa başvurmuştum. Duygularıma kapılarak bu düşünceyi kafamda evirip çeviriyor ve içimde kurtulma umutları belirdiğinde bu umutları boğmak istercesine fısıldıyordum: Ölmeye başladın bile, farkında değil misin be kaçık!
Sayfa 109
Acaba niye durumum bir türlü düzelmiyordu? Ben de herkes gibi, sözgelimi eski kitap satıcısı Pascha ya da buharlı gemilerde taşıma işleri yapan Hennechen kadar yaşama hakkına sahip değil miydim? Bir devinkini andıran omuzlarım ve iki güçlü kolum yok muydu çalışmamı sağlayacak? Günlük ekmeğimi kazanmak için Möller Caddesinde odun yarıcılığına bile istekli çıkmamış mıydım? Tembel miydim? Boş yerlere başvurmamış, üniversitedeki derslere devam etmemiş, gazete makaleleri yazmamış, gece gündüz demeden deli gibi okuyup çalışmamış mıydım? Bir cimri gibi yaşayıp param çok olduğunda ekmek ve az sütle, az olduğu zaman da yalnız ekmekle idare etmemiş, hiç param olmadığında da aç kalmamış mıydım? Otelde mi kalıyordum? Birinci katta birkaç odalı bir daire mi kiralamıştım?
Sayfa 79
Gitmek zorundaysan, bende seninle geleceğim.
Sayfa 360
Bu, diyorum. Bu ve bu. Saçlarının yaz güneşi altında nasıl göründüğü. Koşarkenki yüzü. Dersler sırasında baykuşlar kadar ağırbaşlı bakan gözleri. Bu ve bu ve bu. Mutluluk dolu bir sürü an, itiş kakış öne doğru çıkıyor.
Sayfa 359