Ama kim kimi kurtarabilmişti şimdiye kadar? Beni kim kurtaracaktı? "Kurtuluş" dedim. "Ankara'da bir mahalle." Fazlası değil. Belki bir de Bob Marley'in en iyi şarkısı. Daha fazla düşünmeye gerek yok. Adı her yerde, kendisi yok! Kurtulmaya gelmiyoruz dünyaya. Daha da saplanmak için buradayız. Dibine kadar.
Suya battığımızda ayaklarımızın altında zemini, dibi hissetmek iyi gelebilir, çünkü kendimizi tekrar yukarı itebileceğimizi biliriz. Fakat hayatınızdaki zemini hissedemiyorsanız, korku fazla gelebilir. O yüzden dibe vurmak iyi bir şeydir.
Bazıları, kendi ölümlerini seçenleri günahkar, başarısız ya da pes etmiş ezikler olarak nitelendiriyorlar. Sonuna dek yaşamak gerçekten her koşulda bir başarı mıdır? Hayat denen oyunda gerçek anlamda bir kazanma ya da kaybetme olabilirmiş gibi.
Kırılgan bir yönümü gösterirsem insanların bunu görüp bundan nefret edeceğini, sonra da beni terk edeceğini düşünüyorum hep. Fakat sevdiğim insanların hayatlarının pek çok yönünü biliyorum. Kötü yanlarını, iyi yanlarını, hassas yanlarını... Kötü yönleri olsa bile o yönlere sahip olmalarını seviyorum çünkü bu, onları insan kılıyor. Fakat söz konusu kendim olunca en ufak kusurun, insanların beni terk etmesine yol açacağını düşünüyorum.