Aklım beni "düş kırıklıkları karşısında yılgınlığa kapılma" diyerek uyarıyor. Yılgınlığa kapılırsam ortama uyacağım ve beni düş kırıklığına uğratanların suçuna ortak olacağım. Aklım bunu yapma , en azından bunu yapmayabilirsin diyor bana.
"Durgunluğu ikinci bir ten gibi giymişti bedenine. Bir yağmur sonrasının yatışmış duruluğu ile gülümsüyordu, kalabalığın o kendini silen, her şeyi bulandıran telaşına."
Rabbim, nihayet sana itaat edeceğiz…
Artık ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı,
Belki her sabah vakti, belki gece yarısı,
Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz…
Ben artık korkmuyorum, her şeyde bir hikmet var
Gecenin sonu seher, kışın sonunda bahar.
Belki de bir bahçeyi müjdeliyor şu duvar,
Birer ağaç altında sevgilimiz, annemiz.
Gece değmemiş sema, dalga bilmeyen deniz,
En güzel, en bahtiyar, en aydınlık, en temiz
Ümitler içindeyim, çok şükür öleceğiz…
Ziya Osman Saba