9/10
·480 syf.·
2026 24. kitabı
Az önce çok güzel, romantik komedi tarzında, mahalle kurgusu olan bir kitap bitirdim. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ama kesinlikle son olmayacak. Kitap boyunca çok güldüm, çok eğlendim, Akın ve Leyla'nın tatlı telaşlarını, sonsuz aşklarını, karşılarına çıkan her sorunu birlikte mücadile ederek, kırgınlık, küskünlük olmadan, birbirilerine güvenerek halletmelerini okumağı çok sevdim. Gerçekten o kadar güzel hissettiriyor ki bu kitabı okumak. Kitap boyunca Leyla'nın hisslerinin hepsini ben de yaşadım sanki. Hele o içinden söylediği sandığı düşüncelerini dışından söylediği an yaşadığı tatlı rezil anıların hepsini ben de yaşadım valla hshshsh. Tabii çok gıcık olduğum karakterler de oldu. Mesela Ezgi, kitabın sonuna kadar sevemedim ben onu. Ben olsaydım kesinlikle söylediği laflardan sonra affetmezdim ama neyse ki ben değilim. Böyle çok güzel, hızlı okunan bir kitap. Mahalle kurgusu okumak isteyenlere kesinlikle önerim olur kendisi. Hoşçakalın.
Elzem: Leyla GecesiHümeyra · Guardian Yayınları · 2026130 okunma
9/10
·472 syf.·
2026 16. kitabı
Evet ben de artık Binnur Şafak Nigiz evrenine adım atmış oldum. Ve o şanslı kitap "Asi Çakıltaşı" oldu. Zaten 9 puan verdiğim için ne kadar beğendiğimi görmüş oldunuz. Birazcık sıkıldığım kısım ana karakterlerin aralarındakı yaş farkının bariz bir şekilde abartılması. İkinci kitapdan geliyorum şuan ve sanırım kitabın ilk baskısında 17 yaş Asi Merve Karakuyu, 26 yaş Karan Ali Çakıl gibi gösterilmişti. Ama birinci kitapta düzenleme olunsa da 2ci kitapta yine 9 yaş fark gösteriliyor. Ve kızın yaşının her kesin gözüne batması biraz sıkıcı açıkcası. O yüzden 1 puan kırdım diyebilirim.( birazcık insafsızım galiba). Ama genel olarak kitabı çok beğendim, çok güzel, çok duygusal, aynı zamanda eğlenceli ve yani sayfa sayısı da çok olmadığı için(470 küsür sayfa) gayet de akıcı bir kitap. Yazarın yazım dili de çok iyi, boşuna da bu kadar seveni olmamış. Kitabın konusunu birde benden dinleyin çünki kitabı okumamıştan önce ben de biraz araştırdım ve konusunu güzel bir şekilde anlatan bir video göremedim, illaki vardır ama çok az. O yüzden ben anlatayım. ( Spoilersiz) __________________________________________ Şimdi ana karakterlerimiz: Asi Merve Karakuyu ve Karan Ali Çakıl. Asi 19 yaşında universite öğrencisi, işletme bölümünde okuyor ve çok başarılı bir öğrenci. Karan Ali Çakıl ise 26 yaşında zengin bir iş adamı. Birgün Asi'nin okulunda bir konferans düzenleniyor ve bir iş adamı öğrencilerin sorularını yanıtlıyor. Bilin bakalım kim bu adam? Tabii ki Karan Ali Çakıl. Ve suskun, herkesle samimi olmayan, inatçı bir kız o adama ne soruyor? "Siz çok mu çalıştınız yoksa diğer gruptan mısınız?" Kız öyle şak diye söylenir mi hiç. Ah Merve ne oluyorsa senin şu sivri dilin ucbatından oluyor. Ama Karan nasıl cevap vermiş bakalım. **"Diğer gruptan. Çalışmayı
Asi Çakıltaşı - 1. PerdeBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20221,052 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çok duygusalım…
9/10
·352 syf.··
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 15:58
Kitap o kadar güzeldikiiii hele de sonuu…. Yani 9 puanı sırf o son için verdim böyle bişey daha önce okumamıştım. Yani yazar bile en çok ağladığım kitap bu demiş. Ben daha ne diyeyimmm. Söz veriyorum seninle sonsuza dek ilgileneceğim. Yanii en sevdiğim kitabı en çok anlatan alıntı. Aşktan geberdim. Okurken sıkıldığım yerler oldu ama bu tamamen benimle ilgili. Ben fazla yetişkin içerik sevmiyorum o yüzden sıkıldım. Ve “efendim” konsepti no ya nefret ediyorum. Kitabın tek sevmediğim yönü oydu. Tavşancık ve Aslancıkkk. Ahahshshshshsh. Yani bana bu romantik bişey gibi gelmiyor….. :Xx Her neyse kitap zaten hızlı ilerliyor akıyor gidiyor. Puntoları büyük ve bir günde okunacak bir kitap. Kitabın en sevdiğim yanı sonsuz bir aşk hikayesi olmasıydı. Yani mükemmeldi ya. Yazarın kalemine bayıldım. Teşekkür kısmında babası ile ilgili yazdığı şeye bayıldım. Hikayeyi ben çok sevdim , tırstığım yerlerde oldu shshshshs. Veee size bir spoiler vereceğimm.. Böööööö!!!! Buraya kadar okuyan değerli insanlara ve oy verenlere teşekkür ediyorum. XOXO…. Evren ;)
1000Kitap
Mektup ArkadaşımJ.T. Geissinger · Juno Kitap · 2025384 okunma
10/10
·384 syf.··
2025 32. kitabı
Beni uzun zamandır bu kadar etkisi altına alan bir çeviri kitap olmamıştı. Gerçekten o kadar sevdim ki, bıkmadan usanmadan herkese önereceğim! Öncelikle şunu söyleyelim: Jud Lawson bir markadır arkadaşlar! Adamım öyle güzeldi kiii Ben ve bir çeviri kitaptaki karaktere düşmek mi? Evet, maalesef! Ama ne yapayım, okurken asla çeviri kitap gibi hissettirmedi. Karakterler o kadar derin yazılmıştı ki ba-yıl-dımmm! Yazarın kalemi benim açımdan büyüleyiciydi; çok ama çok beğenerek okudum. Çevirisi desen, bir harf hatası bile yoktu! O yüzden hiç düşünmeden şans verin derim. Ama benim gibi serinin 2. kitabından değil, 1. kitabından başlayın shshshshs Ben Sonsuza Dek Birlikte’yi okumaya başlar başlamaz gidip 1. kitabı da aldım En kısa zamanda onu da okuyacağım çünküüüü NEDEN OLMASIN Kısaca Konusu Ana karakterimiz Salem, bir gece arabası bozulduğunda fırtınalı bir havada kalır. Tam da o sırada yardımına bir motorcu yetişir: Jud. Başta bu yardım teklifine mesafeli davranan Salem, iletişim hatları da bozuk olduğu için Jud’un “yakındaki iş yerine sığınma” teklifini kabul eder. (Adamı ilk gördüğü andaki duygu ve düşünceleri yok mu… ) Jud içinse işler çok daha fazladır. Salem’i gördüğünde resmen donup kalır; öyle etkilenir ki Salem’in gerçek bir insan olup olmadığından bile emin olamaz. Geceyi Jud’un iş yerinin üst katındaki evinde geçirirler. Sabah olduğunda Jud, Salem’e arabasını tamir etme teklifinde bulunur. Ancak Salem’in ne bunu ödeyecek ekonomik özgürlüğü ne de vakti vardır. Bu yüzden teklifi reddeder. Fakat sonra ne öğrenir? Jud, aslında Salem’in erkek kardeşinin patronudur! Üstelik karşı komşularının kardeşidir de. Salem, arabasının tamir ücreti karşılığında Jud’un tamirhanesinde çalışmak ister. Adamımız hem motorcu hem araba tamircisidir Tabii ki Jud bu teklife
Sonsuza Dek BirlikteA. L. Jackson · Pukka Yayınları · 202582 okunma
Ecdadı bir de bu kitaptan okuyun yienim!
10/10
·616 syf.··
2020 44. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2020 23:28
Devlet Ana, Osmanlı’nın kuruluş hikâyesini edebiyat, sosyoloji ve tarihle başarılı bir şekilde harmanlayan bir roman benim gözümde. Hikayeye salt “kahramanlık destanı” olarak bakmak biraz sığ kalır. Aksine, devlet kurma sürecinin arkasındaki sosyo-ekonomik, kültürel ve ideolojik dinamikleri çözümlemeyen bir roman. Kemal Tahir, aslında akademik bir tarihçi değildir; daha ziyade tarih felsefesi yapan bir edebî tarihçidir. Olayları tek tek nakletmek yerine, Osmanlı’nın ortaya çıkışını toplumun farklı katmanlarına yayar. Bacıyan-ı Rum’dan gazi alplerine, ahi teşkilatından derviş zümrelerine kadar pek çok toplumsal unsur, kuruluş sürecinin asli aktörleri olarak resmedilir. Yani devletin doğuşunu tek bir “büyük adam” mitine indirgememiş. Aksine, bireylerin ötesinde kolektif bir iradeyi ön plana çıkarmış. Osman Gazi bir semboldür, ama esas kurucu irade, köylünün sabanı, ahi esnafının terazisi ve bacıların örgütlülüğüdür. Bu açıdan Kemal Tahir’in tarih bilgisine hayran kaldım. Kullandığı dönem dili, deyimler ve kültürel göndermeler, bence bir edebiyatçının hayal gücünden fazlası, sıkı bir arşiv araştırmasının ürünü olduğu çok açık. Ayrıca dönemin dili ve üslubu öyle ustalıkla yedirilmiş ki, kendimi 13. yüzyıl Osmanlı Anadolusunda buldum. Merak etmeyin lan, Osmanlı torunu falan olmadan bitirdim kitabı ahshshhs Hülasa Devlet Ana, Türk edebiyatında tarihsel bilinç yaratma çabasının zirvelerinden biridir. “Osmanlı güzellemesine ne gerek vardı” küçümsemesi yapan tipik ılık götlü okurlardan değilseniz, kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. #75064988
Edebiyat
Devlet AnaKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20198,9bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2025 23. kitabı
Bu kitap var ya bu kitap… Beni kahkahalara boğan, yer yer neğğh dedirten bir kitap Kadın karakterin bu derece uçarı olduğu bir kurgu, arkadaş çevresinin de aynı derecede kaçık olması Bayıldım-bayıldımm Bayağıdır beni bu derece güldüren bir kitap daha okumamıştım. Anne tarafından laz olan bana, fındık şakalarına karşı şok oluş shshshdhhdh ilk defa gördüm duydum okudum o derece (anneme bile anlattım Şimdi kısaca konusuna değinmek istiyorum. Ana kadın karakterimiz Esme’nin tüm okul yılları geçim sıkıntısı yaşayarak geçmiş, üniversitede bir dersine giren öğretmen Esme’ye kafayı takınca mezuna kalıyor ve sonraki yıl mezuniyetinde yaptığı konuşma sosyal medyada viral olunca bir anda kendisini influencer olarak buluyor. Takipçisi hızla artarken, iş birlikleri, marka anlaşmaları, vlog ve gezi videoları derken takipçi sayısı 10 milyona ulaşır. Ülkede Esme’yi tanımayan bir Çakır bir de Efe vardı yani ikiside aynı kişi Neyseee bir gün Trabzon turu yapıp vlog çekerken kafede bir adam görür ve gülüşünden fazlasıyla etkilenir. Birkaç fotoğrafını çeker çekmesine ancak sonraki an baktığında adamı gördüğü yerde bulamaz. Sonra başka bir an farklı bir yerde arkadaşı Esme’nin fotoğraflarını çeker ve İstanbul’a dönüp fotoğraflara baktığında aynı adamın da kadrajda olduğunu fark eder. Çok düşünür ve bunun kaderin ona bir oyunu olduğuna inanır adamın fotoğrafını 10 milyonluk hesabında “Umarım bekarsındır. Beni bul, gülüşü güzel bey.” Yazarak paylaşır. İstanbulda durum karmakarışıktır Ordu da ise her şey arapsaçına dönmüştür Gelelim erkek ana karakterimiz Çakır Efe Ataoğulları’na. O bir Fındık kralı, o bir çikolata ve inşaat uzmanı Tek ilgisizliği sosyal medyayadır shshshshs Bir sabah işe geldiğinde gündeme bomba gibi düştüğünü öğrenir. Esip gürler, dava açması için avukatlarına
İmera FeraPayelll · Parola Yayınları · 2025263 okunma