Çünki benim için diğerlerinin neyi bildiklerinin ya da bilmediklerinin önemi yoktur hiç. Sadece eğer yarın öleceksem bunun kendimi bilmeden olmasından korkarım. Çünki yaşamda kazandığım tecrübelerde, benimle insanlar arasında aşılmayacak dehlizler olduğunu fark etdim.
Ah şu insanlar! Yüzeysel ve neşeyle parlak başlarını sallıyor ve bir balo salonunda salınırmışçasına hayatın içinde salınıyorlardı. Bu neşeli varlıklarda; ne gözde bir sıkıntı, ne omuzda bir yük, belki de ne bulanık bir düşünce, ne de küçük bir acı vardı.
Yananların kitaplar değil de beyinler, insan beyinleri olduğunu derin fikirli bir şekilde tasarlamak ve ifade etmek, bu yanan beyinlerden bir ‘Batholomeos Gecesi’ oluşturmak istiyordum.