Bazen hiçbir şekilde taraflı olmadığımıza, kararlarımızda veya yargılarımızda hiçbir dış etkenin etkisi altında kalmadığımıza inansak dahi, tamamen mantıklı ve tarafsız bir sekilde hareket etmiyor olabileceğimizin farkına varmamız lazım. Yargılarınızın gelişerek hakikaten güvenilir bir raddeye gelmesinin anahtarı da işte bu gerçeği -yani çoğu zaman kendi yargılarınıza güvenmemeniz gerektiğini- fark etmenin altında yatıyor.
Tetikleme mekanizmalarına dikkat çekildiği anda, muhtemelen etkinin de sıfıra indiğini göreceksiniz. Davranışlarımızın nedeninin farkına vardığımızda, o nedenin, üzerimizdeki etkisi sona erer.
"Nesnel" çevre diye bir şey yoktur. Sadece bizim onu nasıl algıladığımız önemlidir. Bu algı da kısmen düşünce alışkanlıklarımıza (Watson'ın mizaci) ve kısmen de o anki çevre koşullarına (güneşli bir gün) bağlıdır.