" Can yakıcı yoksunluklar ve sert yaşam mücadelesi o siyahın ve beyazın en katıksız hallerine çıkarıyor içimizden. İnsanlar arasındaki muhtelif farklılıklar bir yana, herhâlde yeryüzündeki en alçak ayrım, yoksulluk ve zenginlik arasında..."
"Zeki Müren olağanüstü sesiyle: Attığım her adımın birisi senin/Paylaşırım seni yalnız seninle, gündüzler seninse geceler benim/ Bildiğim bir his var sana içimde/Yediğim her lokmanın yarısı senin, al iki gözümün birisi senin...
...
Bak şimdi de Selami Şahin başladı: Kim ayırdı bizi bizden, kadere dur diyemedik/Ne yazık ki o günlerin değerini bilemedik/Eski dost düşman olmaz deyip de sitem etme, ayrılığın yükünü yalnız bana yükleme/Sen benim eski değil eskimeyen dostumsun...
Doğru söylüyor, ne diye düşman olsun!"
"...Ancak gittikten sonra öğrendiğiniz yalnızca dil olmuyor haliyle. Olmuyormuş. Evvela farklılıkları görüyor insan. Ne kadar çok insan olduğunu, o insanların her birinin başkalığını, o başka başka insanların seni sevip değer verdiğin hiçbir şeyden haberdar olmadığını, duygulandığın şarkı sözlerinin onlara bir şey ifade etmediğini... Böyle olunca, insan kendi dertlerini de fazla önemsememeye başlıyor aslında. Sizin dert dediğiniz, diğeri için konu dahi değil..."