Bitirdigimde titriyordum. Aslinda soyleyeceklerim bu kadar.
Ve anladim ki ben artik baska hicbir yazardan tat alamayacagim. Anladim ki hep aklimda dostoyevski olacak. Anladim ki bu bir büyü. En somut büyü. Ruhumun hucreleri varsa eger, her santiminde dostoyevski karakterleri var. Onlarla örülü ağlarım. Bana ne yapti bu adam böyle. Yanlis zamanda yanlis yerde yasiyorum. 1800lerin ortasinda olmaliydim. Petersburg'da.
Kitabin sonunda, o donemde yayinlanmayan bölüm balyoz etkisi yaratmistir. Gercekten de romanin bel kemigidir.
Uzatamam daha fazla. Okuyun.