Ferhat Arslan

Ferhat Arslan
@sidarferhat
Herkesin yüreği şiire müsaittir, yeterki kapılarını kapatmasın.
Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik.
Muş.
7 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Bu tür öncülerin bazısı kolaylaştırıcı olmanın, rehber olmanın ötesine geçip kendi hayatının anlamını, "tamamlanmış örnek anlam" olarak görüp herkese dayatırlar. Böylelerine göre kendisi hayatın anlamını büyük uğraşlar sonunda zaten bulmuştur, kerameti kendinden menkuldür, geri kalanlara düşende bunu olduğu gibi benimseyip kendi yaşamlarının anlamı olarak kabul etmektir. Çoğu insan bunu kocasının, şeyhinin, reisinin sunduğu bir lütuf gibi görür. Yaşamın anlamını yıllarca aramaktansa, "hazırdaki anlamı" olduğu gibi benimsemek daha kolay gelir.
Sayfa 278·Kitabı okudu
Onur Bilgin isimli okura yanıt verildi
Ferhat Arslan
Teşekkür ederim, ben okumayı bitirdim. Çok güzel bir kitaptı.
Reklam
Erkek ve Kadın Doğası Üzerine
"Her şeyden önce, erkeğin doğası gereği aşkta vefasızlığa, kadının ise sürekli sadakata eğilimli olduğu gerçeği vardır. Erkeğin aşkı, doyum bulduğu andan itibaren belirgin bir biçimde azalır: Hemen hemen bütün öteki kadınlar onu, sahip olmuş olduğu kadından daha fazla çekerler: Erkek değişiklik özler. Kadının aşkı ise, özellikle o andan sonra artmaya başlar. Bu, türü koruyup onun varlığını sürdürmeye, bu bakımdan da olabildiğince fazla çoğalmaya yönelik doğanın amacının bir sonucudur. Bildiğimiz gibi erkek, kendisine yeterince kadın sunulduğu takdirde, kolayca yılda yüz çocuk meydana getirebilir: Kadın ise, istediği kadar çok erkeğe sahip olsun, ikiz ihtimalini hesaba katmazsak, yılda sadece bir çocuk dünyaya getirebilir. Bu nedenle erkeğin gözü hep başka kadınlardadır; kadın ise buna karşılık tek bir erkeğe sımsıkı sarılır: Çünkü doğa onu içgüdüleri gereği ve hiç düşünmeden, gelecekteki doğumun besleyicisi ve koruyucusunu yanında tutup korumaya sürükler. Bundan ötürü erkeğin eşine sadakati yapaydır, kadının ki doğaldır; dolayısıyla da, kadının ihaneti, nesnel olarak, sonuçları bakımından olduğu kadar, öznel olarak doğaya aykırılığı bakımından da erkeğinkinden çok daha az bağışlanabilir bir ihanettir...."
Sayfa 31
1000Kitap
Ferhat Arslan
Halbu ki ben de onun ve osho'nun dülüncelerini çok seviyorum. Bana saplatıdan çok gerçeklik gibi geliyor ve bana göre öyle de.
Erkek ve Kadın Doğası Üzerine
"Her şeyden önce, erkeğin doğası gereği aşkta vefasızlığa, kadının ise sürekli sadakata eğilimli olduğu gerçeği vardır. Erkeğin aşkı, doyum bulduğu andan itibaren belirgin bir biçimde azalır: Hemen hemen bütün öteki kadınlar onu, sahip olmuş olduğu kadından daha fazla çekerler: Erkek değişiklik özler. Kadının aşkı ise, özellikle o andan sonra artmaya başlar. Bu, türü koruyup onun varlığını sürdürmeye, bu bakımdan da olabildiğince fazla çoğalmaya yönelik doğanın amacının bir sonucudur. Bildiğimiz gibi erkek, kendisine yeterince kadın sunulduğu takdirde, kolayca yılda yüz çocuk meydana getirebilir: Kadın ise, istediği kadar çok erkeğe sahip olsun, ikiz ihtimalini hesaba katmazsak, yılda sadece bir çocuk dünyaya getirebilir. Bu nedenle erkeğin gözü hep başka kadınlardadır; kadın ise buna karşılık tek bir erkeğe sımsıkı sarılır: Çünkü doğa onu içgüdüleri gereği ve hiç düşünmeden, gelecekteki doğumun besleyicisi ve koruyucusunu yanında tutup korumaya sürükler. Bundan ötürü erkeğin eşine sadakati yapaydır, kadının ki doğaldır; dolayısıyla da, kadının ihaneti, nesnel olarak, sonuçları bakımından olduğu kadar, öznel olarak doğaya aykırılığı bakımından da erkeğinkinden çok daha az bağışlanabilir bir ihanettir...."
Sayfa 31
1000Kitap
Ferhat Arslan
Gerçekten herkese tavsiye edilecek mükemmel bir kitap.