Kendini toparlasa, her şeye gereği gibi çekidüzen vererek üzerinde düşünebilse, belki ipin ucunu bulabilecekti. Durum bütünüyle bir anlam kazanacak, belli bir kılığa bürünecek ve o zaman belki katlanılabilecekti. Ama böylesine büyük bir çaba, son bir kez derlenip toparlanış fazlaydı kendisi için, gücünü aşan bir şeydi, üstesinden gelmesi kısaca olanaksızdı. Ne kadar yoğun biçimde düşünmeye çalıştıysa, o kadar sonuçsuz kaldı düşünmesi, anımsamalar ve açıklamalar yerine içinde yalnızca delikler buldu, aklına hiçbir şey gelmedi; öte yandan yine o acı veren kaygı peşine takıldı, dosdoğru en önemli şeyi unutmuş olmayı istedi.Tüm ceplerini ve valizlerini karıştırarak biletini arayan asabi bir yolcu gibi kendi içini altüst etti, arayıp taradı, belki şapkasındaydı aranan bilet ya da belki onu elinde tutuyordu. Ama neye yarardı bu belkiler?