Halbuki o zamandan sonra, gitgide ve gele gele sıdk ve kizb ortasındaki mesafe azala azala, omuz-omuza geldi. Bir dükkânda, ikisi beraber satılmağa başladığı gibi, ahlâk-ı içtimaiye bozuldu. Propaganda-i siyaset, yalana fazla revaç verdi. Yalanın müdhiş çirkinliği gizlenip, DOĞRULUĞun parlak güzelliği görünmemeye başladığı zamanda, kimin haddi var ki, sahabenin adalet ve sıdk ve ulviyet ve hakkaniyet hususundaki kuvvetlerine, metanetlerine, takvalarına yetişebilsin veya derecelerinden geçsin.
Sayfa 490
Alıntı
S- Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir? C- Doğruluk. S- Daha? C- Yalan söylememek.
Sayfa 87
Alıntı
Reklam
Evet sıdk ve doğruluk, İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyesinde ukde-i hayatiyesidir.
Sayfa 95
Alıntı
Bütün hayatımda "En menfaatli ve en iyi hile, hilesizlik olduğu" düstur olduğundan, bütün müdafaatımda hak ve hakikat ve sıdk ve doğruluk esasını takib ettim.
Sayfa 244
Alıntı
Benlik davasından gel eyle hazer Aç ibret gözünü eyle bir nazar İki melek hesap defterin yazar Sıdk ile bak sağa soldan ayıptır
Sayfa 108·Kitabı okudu
Cüneyd, buyurdu ki: «- Fütüvvet Şam’da, lisan Irak’ta ve sıdk Horasan’dadır.»
Reklam
Reklam