Her bir satırını çok büyük keyifle okuduğum ama aynı zamanda birçok satırından tiksindiğim bir kitap yine her zamanki gibi önce kitabını okudum sonra filmini izledim kitap çoktan bitmişti ama filmini izleyip bir kaç cümle yazmak istiyordum ve filmini dün gece izledim ve tiksintim tazeyken düşüncelerimi yazayım dedim öncelikle alıp okumanızdan yanayım çünkü toplumu sosyoloji açıdan gören insanların toplum üzerindeki psikolojileri bu kadar iyi anlatan başka bir kitap var mı ?bilmiyorum hemen başlıyorum girişi uzattım biliyorum bu kitapta hiçbir şey belli değil mekan belli değil zaman belli değil bilinmeyen bir ülke hatta ismi bilinmeyen karakterler bütün karakterler unvanla ya da lakablarıyla hitap ediliyor.
Jose Saramago'nun Körlük romanı onun en önemli eserlerinden biridir. Bu kadar önemli eseri hatta 1998 Nobel Edebiyat Ödülü alan bir kitabı analizini yapmadan önce şöyle saçma bir düşünceye girdim acaba bu kitabında analizini yapabilir miyim yapmam komik olmaz mı nede olsa ödül almış bir kitap analizi yapmam çok eksik yapabilirim hata yapabilirim yanlış bir bilgi verebilirim falan ama zaten kimsenin umrunda değil yaptığım analiz neyse
Körlük romanında yazar körleşen insanların çöküşünü daha sonra ise tekrar yükselişlerini göstermeye çalışmıştır.
Önce romanın oluşumuna ve başlangıcına bakıp yazarın kitabın girişinde yazan "Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et." (Nasihatler Kitabı) sözü ile kitabı okumamız ve yorumlamamız gerektiğini bilelim.
Ağır ilerleyen temposu, kavranması gerçekten de zor olabilecek kimi metaforik göndermeleri, “insan dışkıları”ndan “sert bir tecavüz”e uzanan kimi bunaltıcı bölümleri nedeniyle, okunması ve algılaması zor." yorumu alan roman daha bazı bölümleri nedeniyle "iğrendirici" buldıum
Roman, bilinmeyen bir mekanda ve bilinmeyen bir