Tanrı insanı öyle bir şekilde yaratmıştır ki,insan kendi ruhunu hem kurtarabilir hem de yok edebilir.Yaşamda ise insanoğlunun görevi kendi ruhunu kurtarmaktır.Ruhlarımızı kurtarmak için ise Tanrı'nın buyruklarına göre yaşamalıyız ve Tanrı'nın buyruklarına göre yaşamaya devam etmek için yaşamın duygusal zevklerinden vazgeçmeliyiz;emek vermeliyiz, acı çekmeliyiz ,nazik ve alçakgönüllü olmalıyız.
Bilgeliğimiz arttıkça yaşamın anlamını daha az anladığımızı iddia eden, acıları ve ölümleri kötü birer şaka olarak gören gerçeğin aksine,bu insanlar mutlu mesut yaşıyor, acı çekiyor, ölüyorlardı ve bunlara memnuniyetle bakıyorlardı.
Tüm insanlığın yaşaması, yaşamaya devam etmesi ve yaşamı anlaması için milyonlarca insanın inancı hakkında farklı ve daha özgün bir inanç kavramına sahip olması gerekiyordu.