Hayatta şartlarımız, koşullarımız değiştikçe bizlerinde değiştiği, aslında hiçbir şeyin süreğen olmadığını yansıtan bir eser diyebilirim Satranç’a. Okunmalı, okutulmalı.
-sadece bizi en mutlak anlamdaki hiçliğin içerisine yerleştirdiler, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz.
Okurken Santiago Nasar’a duyduğum acıma, sempati ve karmakarışık birçok duygumu gizleyemeyeceğim gibi bu toplumdan da nefretimi gizleyemem. Okunmaya fazlasıyla değer, ders çıkarmak için birebir bir yapıt. Şüphesiz en sevdiğim yazar Gabriel Garcia Marquez’in farkıyla ortaya konan bir halkın ortak davranış biçimi örneği.