Hiç kimseye yazılar (Hiç yazılar)
I- Enerji, meydana geldiği t⁰ anından hemen sonra nesneler arasındaki ilişkileri kendi varlığıyla eşitsizler. Var oluşu, nesnelerin ve nesneler arasındaki farkın ilk defa oluştuğu veya anlamlı hale geldiği t⁰'¹ anını, yani zamanı da meydana getirir. II -Enerji, eşitsiz ilişkileri doğurduğu t⁰'¹ anından itibaren, kendisiyle ilişkiye bulunan fiziksel, kimyasal, biyolojik vb nesneleri, özgün nitelikleriyle (kütle, hacim, yoğunluk vb.) enerji yasalarına bağlar. III- Enerji-madde bağlılığından bütün bir evren ve onun bütün ilişkileri meydana gelir. Farazi t⁰ noktası bir kez "olduğu" zaman, neticedeki görüntü istediği kadar karmaşık olabilir, ama şaşırtıcı değildir. İmkansız olan sonsuz değil, sonsuzun 0'dan doğması. Mutlak sıfır yaratım, mutlağa sonsuz yakınlıkta ama mutlak olmayan sıfır büyük patlamadır. İmkansız nokta üzerinde, idrak edemeyenlerin savaşı burda başlıyor. Temel Fizikle ilgili güdük denebilecek böyle bir "metafizik" girizgah sonrasında, Comte gibi soluğu "sosyal fizikte" yani sosyolojide alacağım. Bu tür tartışmalara rağbet edilmediği için biteviye bir rahatlıkla keyfi eskizler peşindeyim. Üç önermenin Sosyoloji tarafındaki simetrik aksini sanırım en dolaysız olarak Rousseau ifade etmiştir. Eşitsizlik Üzerine'de "Bir çitin etrafını sarıp 'burası benimdir' diyen kişi uygarlığın kurucusu olmuştur, der. Rousseau'nun ifadesi disiplin öncesi olması nedeniyle ve daha genel bir -eksik- olan sosyal bilim jargonunun biçime direngen oluşu nedeniyle belagatli, hikayeci, metaforik ve teknik olmayan bir ifadedir. Şöyle de diyebilirdi: t⁰ anında güç(enerji) bağlamında hareket eden ilk insan(nesne), eşitsizlik ilişkisini de (medeniyet), tarihi de (zamanı) başlatan kişi oldu (t⁰'¹ anı). Netice itibarı ile, Comte ve çağdaşları diyoruz ama fiziksel kozmos / sosyal
Sosyoloji
Şu sıralar hayattan sıfır zevk alıyorum. Sanırım depresyondayım :/
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Okunacak bir sürü kitap var iken, başka kitaplar almak mı? Bu bir hastalık... :') ve bu konuda yalnız olmadığımı da çok iyi biliyorum. İnsan, kendi sevdiği bir tarzın dışına çıktığı zaman başka bir dünyada; kendisini yabancı hissediyor. Şuan hissettiğim bu...Neden mi? Bir kitap fuarına gittim, 'yeraltı edebiyatı' kitapları ya da benim sevdiğim tarzda kitaplar neredeyse sıfır, hiç yok. Neden yok peki? insanlar sürekli, alışılmış olanları gözler önüne serer. Sanırım bu durum işlerine geliyor ya da toplum yeniliklere açık değil. Bence ikinci seçenek daha kabul edilebilir bir neden. Önümde bir sürü bilindik kitaplar vardı ve ben çoğunu okudum. Okumadığım birkaç tanesinin arasından, bunları seçtim. Başka bir türden kitaplar alınca, kendi sevdiğim kitaplarıma ihanet etmiş gibi hissediyorum. Çünkü... anlatılması zor... Ben nasıl tarif edeyim ki, yeraltının insana neler kattığını...Nasıl tarif edeyim ki, o dünyanın içinde her şeyin gerçek olup, insanın o dünyada kendisinden izler bulduğunu... O karanlık ruhu, yaşadığı zaman insan; sarsıcı bir şekilde, sana güç verdiğini nasıl tarif edebilirim? Ne kitap olursa olsun bir kitap, başka dünyalara adım atmayı öğretir sana. Benim dünyam yeraltı belki ama başka dünyalara adım atmak, oraları keşfetmek, bir tür geziye çıkmak gibi. Evimin yolunu biliyorum, nasıl olsa geri dönmeyecek miyim? Yaşadığım hayatı sessize alıp, o gürültülü insan kalabalıkların içinden kendimi sıyırdığımdan beri, bana her defasında eşlik eden; kitaplar diyorum iyi ki var!... •open.spotify.com/track/6BdrHOEmo...youtu.be/WXh0LN_3l80
Sıfır Çarpanı
sözlerin ağırlığı yoktur, kurşunları vardır; hedefi on ikiden vurmaz, ağır yaralı bırakır.
Alıntı
Sıfır çabayla başkalarının hakkına girip başarılı olan insanlar bana akıl veriyor.
1000Kitap
ÇAYLAK SAHHAF WHATSAPP GRUBU...
Uygun fiyata sıfır ve ikinci el kitaplara ulaşmak için Çaylak Sahhaf WhatsApp grubumuza katılabilirsiniz. Özelden mesaj atmanız veya yorumlara yazmanız yeterli..
1000Kitap