Aklın dar muhitinden

senin bildiğin, benimse bazen yalnızca önünden gectigim bir hikaye var. o hikaye orada durdukça hiçbir virajdan savrulmuyorum. irtifa kaybediyorum ama nasılsa elimden tutulur. nasılsa düşmem bu kez. bir şekilde inanıyorum.
ben artık öfkeyle öpücüğün savaşında hangi tarafta olduğumu biliyorum.
İnsanlar geleceği düşünürler, gelecek günler için yaşarlar, sürekli olarak bugünleri gelecek olan yarma feda ederler. Her insan, yalnızca öngördüğü, beklediği, umduğu şey için yaşar. Bütün yaşamı, öyle bir biçimde kurulmuştur ki, her anın onu izleyen bir anı hazırladığını, her saatin ondan sonra gelecek bir saati, her günün, ardından gelecek bir günü hazırladığını bildiği ölçüde onun için bir değeri vardır. Bütün yaşamı, düşlerden, ideallerden, tasarılardan, beklentilerden oluşur - bütün şimdiki zamanı, geleceğinin çevresindeki düşüncelerden oluşur. Olan, şimdi var olan her şey belirsiz, karışık, yetersiz, ikincil görünür bize, kendi kendimizi ancak bütün bu şimdi var olan şeylerin bir önsözden, geleceğin güzel romanının uzun, sıkıcı bir önsözünden başka bir şey olmadığını düşünerek avuturuz kendimizi.  Bütün insanlar, bilerek ya da bilmeyerek, bu inançla yaşarlar. Ansızın biri onlara bir saat içinde tümünün öleceğini söyleyecek olsa, yaptıkları, yapmış oldukları her şeyin onlar için hiçbir hazzı, hiçbir tadı, hiçbir değeri olmazdı. Geleceğin aynası olmasa, güncel gerçeklik aşağılık, iğrenç, anlamsız görünürdü. Yeniden karşılaşmalara, utkulara, yükselişlere, terfilere, çoğalışlara, ele geçirmelere, unutmalara umut bağlatan yarın olmasaydı, insanlar yaşamaya razı olmazlardı. Yarının uzak kokusu olmasa, bugünün kara ekmeğini yemezlerdi.
neleri sevdiğimi de düşünüyorum. hepsi geçmiş. ama hiç geçmemiş gibi de karşımda duruyor. bu duvarları birlikte yapmışız gibi. biz aslında hep duvar yapmışız gibi.
hayatımı tam anlamıyla yaşayamadığım hissinden asla kurtulamıyorum. dışarıdan izleyenlere dört dörtlük gelen her şeyin içinde benim için bir eksiklik var. gözden kaçırdığım, ıskaladığım, son anda unuttuğum bir şeyler var. zirve bu değil, yaklaşık olarak bile değil. varmak üzereymişim ama aslında başlangıç çizgisinden hiç uzaklaşmamışım gibi. göstermelik doluluk. gerçek değil.