Aklın dar muhitinden

İnsanlar geleceği düşünürler, gelecek günler için yaşarlar, sürekli olarak bugünleri gelecek olan yarma feda ederler. Her insan, yalnızca öngördüğü, beklediği, umduğu şey için yaşar. Bütün yaşamı, öyle bir biçimde kurulmuştur ki, her anın onu izleyen bir anı hazırladığını, her saatin ondan sonra gelecek bir saati, her günün, ardından gelecek bir günü hazırladığını bildiği ölçüde onun için bir değeri vardır. Bütün yaşamı, düşlerden, ideallerden, tasarılardan, beklentilerden oluşur - bütün şimdiki zamanı, geleceğinin çevresindeki düşüncelerden oluşur. Olan, şimdi var olan her şey belirsiz, karışık, yetersiz, ikincil görünür bize, kendi kendimizi ancak bütün bu şimdi var olan şeylerin bir önsözden, geleceğin güzel romanının uzun, sıkıcı bir önsözünden başka bir şey olmadığını düşünerek avuturuz kendimizi.  Bütün insanlar, bilerek ya da bilmeyerek, bu inançla yaşarlar. Ansızın biri onlara bir saat içinde tümünün öleceğini söyleyecek olsa, yaptıkları, yapmış oldukları her şeyin onlar için hiçbir hazzı, hiçbir tadı, hiçbir değeri olmazdı. Geleceğin aynası olmasa, güncel gerçeklik aşağılık, iğrenç, anlamsız görünürdü. Yeniden karşılaşmalara, utkulara, yükselişlere, terfilere, çoğalışlara, ele geçirmelere, unutmalara umut bağlatan yarın olmasaydı, insanlar yaşamaya razı olmazlardı. Yarının uzak kokusu olmasa, bugünün kara ekmeğini yemezlerdi.
Reklam
.. Bu ülkede yüzde 99’u domuz eti yemeyen müslümanların yüzde kaçı kul hakkı yer ? Yalan söyler ? Hırsızlık yapar? Gıybet eder? Kötü söz söyler? Var mı bunların tamamını doğru yapan müslüman ? Elbette vardır ama çok çok az değil mi ? .. .. Neden böyle peki? .. Ezbere eğitim aldılar da ondan!
Sayfa 203·Kitabı okudu
Bütün gökleri apaçık Bütün denizleri de çarpıntılı Kılana-
Tulumdayken gözüne bir saç telinin girdiği oldu mu hiç?“ diye sordu Deborah. Zaman zaman gözüne bir saç teli ya da toz girdiği zaman çektiği sıkıntılar gelmişti aklına. İnsan ellerini uzatamayınca, bu lanet olası küçük rahatsızlıklar dünyanın en büyük sorunu haline geliyordu. ‘Ben kendim gözümün içindeki saç teliyim.’ dedi Helene sakin bir sesle, ‘Sen de öylesin.
Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben, hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyleri vadetmem hiç, kusursuz güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır…
Sayfa 115·Kitabı okuyor
Reklam