Ruhun Karanlığındaki Işık Arayışı
Puan vermedi·527 syf.··
Beğendi
·
2026 100. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 12:17
​Dan Brown denince akla gelen ilk şey zamana karşı bir yarış ve karmaşık semboller olsa da, Kayıp Sembol aslında insanın kendini inşa etme trajedisini anlatır. Kitabı bitirdiğimde zihnimde asılı kalan duygu, Robert Langdon’ın deşifre ettiği şifreler değil, insanın en büyük sırrının yine kendi ruhunda saklı olduğu gerçeğinin verdiği o tatlı hüzündü. ​Kitap boyunca peşinden koşulan Kayıp Kelime, aslında insanın unuttuğu öz potansiyelidir. Mal’akh karakterinin karanlığa gömülmüş sapkınlığı ile Peter Solomon’un bilgece teslimiyeti arasındaki uçurum, hepimizin içindeki o bitmek bilmeyen iyi ve kötü savaşını simgeler. Ölmek için yaşamak... Bu ne büyük bir hüzün. Oysa yaşamak, içindeki ölümü öldürmektir. ​Bu düşünce, kitabın sayfaları arasında gezinirken kalbime bir ağırlık gibi çöktü. İnsanlık olarak devasa binalar dikiyor, teknolojiler üretiyoruz; ancak ruhumuzun derinliklerindeki o antik gizemi bir türlü hatırlayamıyoruz. ​ ​Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri, bilginin bir yük değil, doğru ellerde bir şifa olarak sunulmasıydı. Ancak bu şifaya ulaşmak için önce egonun ve kibrin parçalanması gerekiyor. ​İnsanın gözleri ancak kalbi kırıldığında gerçekten açılır. ​Bu alıntı, eserin duygusal omurgasını oluşturuyor. Peter Solomon’un yaşadığı kayıplar ve çektiği acılar, onu fiziksel dünyadan koparıp kadim bir bilgeliğe ulaştırırken, aslında bize şunu fısıldıyor: Işık, ancak bir çatlak varsa içeri sızabilir. ​ ​İncelememi noktalarken, kitabın son sahnelerindeki o sessiz kabullenişi hatırlıyorum. Capitol binasının tepesinde, güneşin doğuşunu izlerken hissedilen o sonsuzluk duygusu... Belki de hepimiz birer Kayıp Sembolüz; doğru zamanın, doğru acının ve doğru sevginin bizi çözmesini bekliyoruz. ​Kayıp Sembol, sadece bir Masonik gizem hikayesi
1000Kitap
Kayıp SembolDan Brown · Altın Kitaplar · 202520,3bin okunma
8/10
·136 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 22:57
Resmen bitmesin diye okumadım kitabı :) Normalde sürekli çapraz okuma yapan biri olarak,bu sefer hiç bir kitap almadım yanına ki lezzetine başka bir tat karışmasın. Bir amaç uğruna özenle,iyi niyetle ve kendi hâlinde yaşamak,yaşamın telaşında durup dinlenmek ve bir dost muhabbeti ile cesaretlenmek isteyen herkes okumalı bu kitabı. Hatta Mehmet Dinç'in her kitabını. Kitapların her biri bir terapi seansı ferahlığında. İyi insan olma ve iyi yaşama derdi olanların yorulup çömeldiği bir yerde "iyi gidiyorsun, hadi devam et " eli dokunuyor. Sadra şifa olsun
İyi GidiyorsunMehmet Dinç · Aşina Yayınları · 2022548 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Naçizane fikirler…
10/10
·76 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 14:40
Bence insanın içindeki duyguların ilerleyişine göre kitapların şifa ve yol göstericiliği oluyor. Benim için bu kitap tam manası ile bunu hissettiğim bir dönemde gözlerini açtı. Ruhumun Ah’larında kaybolmuşken ahdetme duygusunu iliklerime kadar hissederken sadece bir yalnızlık hissinin tomurcuklanması değil aynı zamanda hislerin yalnızlığında olmadığımı ve beni ‘bu kuyuda sen gibi hissedenler de var’ düşüncesini içimde var etmiş bir kitap. Tamamen bitirmedim çünkü duygumun en keskin yerinde ve zamanında bölümleri okumam gerekiyor. Ya da öyle hissediyorum…. En içimden çıkmayan dizeler “ Ah’lar ağacığım,gibisi fazla. Başka bir şey istemem artık beyazlaşan üç-beş tel saçıma, Hesabımı tam vermekten başka”. Belkide ben ruhumdaki acının saçlarımda meydana getirdiği kar tanelerinin en güzel yansıtılması, yasımın en iyi tercümesi olduğu için sevdim bilmiyorum. Tek bildiğim şey duygularıma tercüman mükemmel bir şiir kitabı olduğu. Keşke daha uzun yaşasaydı diyorum bir kaç gecedir ve Didem Madak okuyarak kendimi buldum dedirtti bu kitap . Bazı yazarlar ömür boyu yaşamalıydı diye düşünüyorum. Ama hislerinin kuvvetliliği bu kısa ömrün bir yansıması da olduğunu düşünüyorum. Yattığı yer nur olsun.Gönlü acı ile yoğrulan insanların dili olan elmas insanın bu kitabı bize bıraktığı için müthiş şükran duyarak incelememi bitiyorum. Umarım yardımcı olur sizlere . İyi okumalar Didem Madak Ah'lar Ağacı
Duygu ve Düşünce
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 26. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 20:33
Mustafa Kara'nın hikem kitabı. Bu kitabı ben de #yagizgonuler'den duymuş, aylardır her gün ilaç mahiyetine geçebilecek, sifa niyetine birkaç satır okuyarak bitirdim, bazen tefeülle. Satırdan sadra inen her cümlesi, metne dahil ettiği her şiir,manzume parçası ile birer cevher kıymetinde mektuplar. Tasavvufun ruha iyi gelen sükuneti adeta satır aralarına sinmiş gibi. Dalgalı,fırtınalı bir denizdeyken kitabı açtığınızda deniz sakinliyor,fırtına diniyor hafif bir meltem başlıyor gibi. Okuyunki çiçek açsın ruhunuz.
Gönül MektuplarıMustafa Kara · Dergâh Yayınları · 2025112 okunma
duymadan sese, görmeden ışığa inanmanın hikayesini
5/10
·160 syf.··
2026 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 12:34
2024 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Han Kang Yunanca Dersleri , çeviri S.Göksel Türközü ile oldukça kısa (yaklaşık 160 sayfa) olmasına rağmen yoğun bir duygusal derinliğe sahip bir romandır. april yayıncılık ekim 2025 "Dünya bir yanılsama, yaşamaksa rüya görmektir." Gözlerini kaybeden adamın solan ışığı ile sesini yitiren kadının sessizliği yeni bir dünya kurabilir mi? Karanlıktan ışığa, sessizlikten nefese, dilden kalbe yolculuk aşkla mümkün mü? İnsan denilen canlı bu kadar sıradanken, acısı nasıl böylesine biricik olabilir? Han Kang’ın "Yunanca Dersleri" iki yaralı insanın sessizlik ve karanlık arasında kurulan derin bağını anlatan, şiirsel ve felsefi bir romandır. Han Kang, bu eserde dilin sınırlarını, kaybın insan ruhundaki etkilerini ve fiziksel duyuların ötesindeki iletişimi işler. Seul'de bir sınıf... Genç bir kadın öğrenci bir dizi travma (annesinin ölümü ve oğlunun velayetini kaybetmesi) sonrası konuşma yetisini yitirmiştir. Kelimeler boğazında düğümlenmiş durumdadır ve bu "ölü" dili (Antik Yunanca) öğrenerek kendi sessizliğinden çıkış yolu arar. Yunanca öğretmenini Almanya'da uzun yıllar yaşamış, tahtada giderek artan körlüğünün eşiğinde artık konuşulmayan bir dili anlatıyor. Işığı gittikçe sönerken, sesini duyamadığı kadına adım adım çekiliyor. İkisini birleştiren geçmişte bıraktıkları... Bir zamanlar sahip olup artık geri alamayacakları... Her şeye rağmen çarpan kalpleri... Hikaye, birinin konuşamadığı, diğerinin ise yakında göremeyeceği bir düzlemde ilerler. İkisi de bir tür "eksiklik" ve "kayıp" içindedir. Antik Yunanca, artık kimsenin ana dili olmayan "ölü" bir dildir. Kadın için bu dil, gerçek dünyadaki acı veren kelimelerden kaçabileceği veya kendisini yeniden inşa edebileceği yapay bir sığınak işlevi görür. Başta birbirine yabancı olan bu iki ruh, dersler
Yunanca DersleriHan Kang · April Yayıncılık · 20251,091 okunma
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 01:17
İmam Bûsîrî'nin kasidesine, bu kıymetli esere yorum yapabilecek bir konumda olmadığımın bilincindeyim. Okuduğum için mutluyum. Böyle bir şiir yazabilmeyi hayal ediyorum. Eserin şerhi beyitlerin derinliğini daha iyi anlamamı sağladı. Şerh kısmında takıldığım bazı kısımlar oldu. Bir iki ifade üslup olarak beni rahatsız etti. Onun dışında okumaktan keyif aldım.
Hikmet ve Şifa Kaynağı Kaside-i Bürde ve Şerhiİmam Busiri · Çelik Yayınevi · 201916 okunma