Puan vermedi·272 syf.··
2026 25. kitabı
Eveet bir sürü duygu gelgiti yaşadığım, kitap bittiğinde öfke duygusuyla kaldığım bir okuma oldu. Açıkçası kitabın isminden sebep , kitaba başladığımda Tess Gerritsen tadında bir “serial kil*ler” okuması yapacağımı düşünmüştüm ki o tarz polisiye/ gerilim kitaplarını çok severim. Ama yazarımız kitapta öyle bir yapı inşaa etmiş ki.. öyle bir roman olmuş ki! Kitap her iki tarafın anlatımı şeklinde yazılmış. ilk önce kendi halinde kelebek koleksiyoncusu bir gencin, saplantılı aşkını okuyorsun. Sonra bu saplantının insanı,birini tutsak etme noktasına sürüklerken, hayatının sadece bu fikirle dolduğunu okuyorsun. Tutsak olanın gözünden okurken psikolojik gerilime geçiyorsun.. Daha sonra iki zıt tarafın mebcuri ilişkisine, dirence, boyun eğmeye şahit oluyorsun. Sonra aşırı şeylerin taraflara ne yaptığını görüyorsun. Bence bu kitap her okuyucunun elinde başka başka anlamlar kazanıyor. Benim penceremden Okumaya saplantılı aşık Frederick in gözünden başlıyorsun. Aşkı ilk başta masum ve acınası geliyor. Ama saplantısını eyleme döküp Miranda’yı tutsak etmesi ile ne kadar ileri gideceğini sorgulatıyor. Onun gözünden eylemleri ve kafasında taptığı Miranda’yı okuyoruz. (Ki Miranda gözümde canlandı öyle güzel anlatmış yazar sağolsun) İkinci sahnede Miranda’nın günlüklerinden, Miranda’nın açısından olanları okuyoruz.Miranda’nın özgürlüğü düşlemesi, kurtulacağı, ışığı göreceği günü beklemesi, kendini/kendisine dayatılan, yaşadığı hayatı sorgulaması,kuralları, umutları.. Miranda’nın günlüğünü okurken Caliban ın ezikliğine, yalnızlığına, kibarlığına üzüldüm. İlk bölümde kendi gözünden okurken nefret ettiğim karakteri, ikinci bölümde mağdurun gözünden okurken ona acıdım. (Bu bölümü okurken açıkcası biraz sıkıldım. ) Son bölümü Frederick in gözüyle okuyoruz. Bu bölümle ilgili fikrimi spoiler
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma
Puan vermedi·384 syf.·
2026 60. kitabı
Genç rahip Serge Mouret sinir krizi geçirir. İyileşmesi için dayısı onu Paradou malikanesine gönderir. Orada vahşi doğada büyümüş Albine adında bir kızla tanışır. Albine Serge'e bakar. Birlikte bahçede vakit geçirirler. Serge rahiplik yeminine rağmen Albine'e aşık olur. Bir süre mutlu yaşarlar. Sonra vicdan azabı çekip rahipliğe geri döner. Albine terk edildiği için üzüntüden ölür. Doğa masumiyeti vs din kuralları çatışması. Sevgi mi günah, yoksa sevgiden vazgeçmek mi günah? Kitap kısaca böyle ama arkadaş rahibin giysisinin sirmasini da on sayfada anlatmayaydin iyiydi. Paraou bahçesindeki bitkileri tek tek sayfalarca anlatılması, betimlemeler..Bu kadarı biraz fazla olmuş. Okuyucuyu sıkıyor. İlk kez bir kitabı okurken bu derece sıkıldım.
Rahip Mouret'nin GünahıEmile Zola · Yordam Edebiyat · 2022157 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·312 syf.··
2026 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:11
İlk 250 sayfa gerçekten çok sıkıldım.Fazla uzatılmış geldi.Daha sonra olaylar gelişti.Ancak bana sıradan bir gerilim kitabında olabilecek türden şeyler geldi.O kadar da çok şaşırmadım açıkçası. “Tuhaf Resimler” adlı kitabı okuduktan sonra bu kitabı okumam biraz şansızlık oldu sanırım.Hiç beklediğim gibi çıkmadı.Kitabın abartıldığını düşünüyorum. Çok daha iyi gerilim kitapları okumuştum.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,4bin okunma
Fena Değil
7/10
·464 syf.··
2026 8. kitabı
·
76 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:13
Gece sapığından sonra bu kitabı okurken son bölümlere kadar beklentimi karşılayamayacağını düşündüm. Gece sapığı bi hayli yükselmişti çünkü beklentimi. Okurken kitap genelinde insan cesetinden yapilan kukla heykellerle ilgili betimlemelere abartılı derecede fazla yer verdiklerini düşündüm ve okurken sıkıldım. Zaten betimlemelerdense hız ve aksiyondan hoslanirim:) her neyse. Son bölümlerde artık tüm taşlar yerine oturunca ve katil hic şüphe duymadığım biri çıkınca kitaptan aldığım keyif on misli artti ve chris carter yine yapmış yapacağını dedim.
Ölüm SanatçısıChris Carter · Pegasus Yayınları · 2025183 okunma
Riske girmeyen, temiz bir final kitabı.
7/10
·432 syf.··
2026 263. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 03:02
Asalet ve İhtişam, Haberci serisinin final kitabı olarak genel anlamda başarılı bir kapanış oldu. Mükemmel değildi ama hikâyeyi büyük mantık hatalarına düşmeden, zarif ve tatmin edici bir şekilde sonlandırmayı başardı. Serinin bu kitabında da yeni sorunlar ve yeni çatışmalarla karşılaşıyoruz. Ana gizem tamamen ortadan kalkmıyor; aksine arka plandaki büyük olay örgüsü son ana kadar merak unsurunu korumayı başarıyor. Kitapla ilgili en büyük eleştirim ise yazarın serinin devam kitaplarında sık sık geçmiş olayları, karakterleri ve ırkları yeniden açıklama ihtiyacı hissetmesi oldu. Uzun aralarla okuyan biri için faydalı olabilir ancak ben kitapları arka arkaya okuduğum için bu bölümler zaman zaman ansiklopedi maddesi okuyormuşum gibi hissettirdi. Neyse ki bu kısımlar kitabın büyük bölümünü oluşturmuyor ve genel akıcılığı tamamen baltalamıyor. Duygusal tarafta ise yazar yine oldukça başarılıydı. Karakterlerin yaşadığı duygular bana kolayca geçti ve hikâyenin duygusal ritmine adapte olmakta hiç zorlanmadım. Bunun ne kadarının yazarın güçlü duygu aktarımından, ne kadarının benim onun anlatım tarzıyla kurduğum uyumdan kaynaklandığını bilmiyorum ama sonuç olarak duygusal sahneler benim için anlamlıydı. Tempo konusunda ise bazı sorunlar yaşadım. Özellikle bazı bölümlerde sıkıldım ve bazı diyalogların gereğinden uzun tutulduğunu düşündüm. Bu durum en çok savaş sahnelerinde dikkatimi çekti. Aksiyonun yükselmesi gereken anlarda uzun konuşmaların araya girmesi ritmi zaman zaman düşürdü. Final kitabı olduğu için olayların ve aksiyonun biraz daha ön planda olmasını beklerdim. Buna rağmen kitap final kısmında dağılan birçok serinin aksine oldukça kontrollü ilerliyor. Hikâyenin düğümleri çözülüyor, karakterlerin yolculukları anlamlı bir noktaya ulaşıyor ve kapanış genel olarak tatmin
Asalet ve İhtişamJennifer L. Armentrout · DEX Yayınları · 202538 okunma
8/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:35
Kitaba ilk başladığımda yalan yok biraz sıkıldım, acaba içine giremeyecek miyim diye düşündüm fakat özellikle 2. bölümden sonra hikaye sarmaya başladı ki zaten çok kısa bir sürede de bitirdim. Kitap temel olarak Raci adında bir karakterin aklındaki felsefi ve dini sorulara cevap aramasını, Aynalı Baba adında bir bilgeyle tanışıp onunla hayali yolculuklara çıkmasını anlatıyor. Bir nevi hayata ve insana dair bir arayış hikayesi diyebilirim. Konusu başta ağır gelse de genel anlamda gerçekten akıcı ve kendini okutan bir kitaptı. Yalnız kitaptaki o kahve olayı beni bitirdi :) Karakterlerin kahveye olan düşkünlüğü okurken insana sürekli ben de gidip bir kahve yapsam mı dedirtiyor bayağı seviyorlar kahveyi :)) Başta azıcık sabrederseniz sonrasında akan çok farklı ve güzel bir okuma deneyimi yaşarsınız.Temennim bu yönde şimdiden keyifli okumalar Filibeli Ahmed Hilmi A'mak-ı Hayal
İnceleme
A'mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Gülhane Yayınları · 201722,3bin okunma