Gerçek mutluluk, yavaş yavaş azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla,çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışınımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk,birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.
Hayat bizim hepimizi aynı teknede yoğurmuş, aynı yumağa sarmıştır. Ama yine de bu olayları anlamak için o olayların içinde yaşamış olmak ve onları ruhunda duymak gerek.
Kurtuluş Savaşımızı göz önüne getirin , bir yanda bir avuç insan canını dişine takmış, kellesinden de vazgeçmiş. Bir yanda softalar , yobazlar. Emperyalistler , düşmanlar yurdumuzu dört bir yandan sarmışlar, yurdumuzu işgal etmişler. Yobazlar,gericiler onlarla birlik. Gelenler yurdumuzu işgal edip bizi esir edenler Müslüman olsalar neyse de , üstelik de yobazların yüzyıllarca din savaşı yaptıkları Hristiyanlar. Bunlara karşı koyan da Mustafa Kemal . Esirliğimize karşı koyan Mustafa Kemal için dinsiz diye fetva çıkarıyorlar. Düşman. Hem de düpedüz düşman ,din düşmanı gelince , düzen o kadar sarsılmayacak , Mustafa Kemal gelince düzen sarsılacak