Tocqueville, insan onuruna yakışır bir hayat yaşamanın ön koşulu olarak görülen eşitlik kavramına karşı argüman sunmuştur. Ona göre ön koşul özgürlük olmalıdır. Eşitliğin anarşi yoluyla siyasi bağımsızlık sağlayabileceği gibi köleliğe de yol açabileceğini ileri sürmüştür. Savın temelinde, merkezileşme ve tek tipleşmenin getireceği siyasal ve toplumsal etkilere yer vermiştir. Farklı kültürlere ve farklı toplumlara aynı değer yargılarının ve aynı yasama tipinin dayatılmasına karşı çıkmıştır. Kurumsallığın ve tek tipleşmenin bu şekilde desteklenerek bireyin değil toplumun ve kurumların büyütülmesini eleştirmiştir. Kısa vadede merkezileşme toplumun güçlenmesini sağlasa dahi uzun vadede egemen ve tebaa arasındaki fark gelişmeyi engelleyerek bu gücün azalmasına neden olacaktır görüşünü farklı coğrafyalardan tarihi örneklerle açıklamıştır.
Siyaset alanıyla doğrudan ilgilenmiyorum ancak başka bir bakış açısını temiz bir akademik dille anlatması konuda bilgi sahibi olmayan benim gibi okurlar için kolaylık ve keyif sundu.
Yeni bir ebeveyn olarak oyun oynamının ne kadar önemli ve belirleyici olduğu fark etmemi sağladı. Oyunlarımızın veya pylaşımlarımızın kökenine ışık tuttu. Dolayısıyla şimdi oğlumla oyun oynarken asljnda neye ihtiyaç duyduğunu anlayıp ona göre pozisyon alabiliyorum. Oyunlarımızı daha anlamlı ve etkili kıldı ikimiz için de. Ebeveynlere tabsiye ederim.
Kitap hacmiyle ters orantılı olarak beni etkiledi. Kurumsal yapılardaki işlevsizliğin ve hantallığın boyutunu güçlü bir şekilde edebi zevki de içinde barındıröayı başararak hissettirdi.
Kitabı okurken bir Amerikan romantik komedi filmi izliyorum gibi geldi. Yazar blogger olduğu için sanırım dili oldukça sade ve akıcı ancak bununla birlikte basit bir edebi metin olmamış. Popüler kişisel gelişim akımlarını deneyimleyetek tecrübelernş paylaştığı samimi eğlenceli bir kitap.
Kitapçıda tesadüfen karşılaştığım bir kitaptı. Yazarın dili kuvvetli, öyküler derinlikli ve akıcı. Devam etmesini istediğim bir kitap oldu. Yazara teşekkürler bu deneyim için.