"Şimdi söyle bakalım, kimin kadınısın? Kimin malısın, söyle!" diyerek vurdukça vurdum. Bir buçuk saat kadar, "Ayaklarını yıkadığın suyu içeyim!" dedirtene kadar patakladım.
Bu tarihte sahneye çıkmak erkek için ayıp, kadın için ahlaksızlık sayılıyordu. kadınlar çetin, olaylı aşamalardan sonra sahneye çıkabildi. Hâlâ da tiyatroyu gereksiz sayan, bale sanatını ahlaksızlık diye niteleyen kafalar var. Sanatsız, içe kapanık, her yeniliğin engellendiği bir toplumun sonunun ne olduğunu Osmanlı tarihi gösteriyor. İnsan bu ibret verici tarihten ders almaz mı?