Çünkü kendi dilimi konuşamıyorum... Çünkü kendi dilimi konuştuğum zaman, başkasının dilini konuşuyor, diyorlar... Ben de bir dilekçe daha verdim... Çünkü kendi dilimi unutamıyordum... Çünkü kendi dilimi unutursam sanki başkasının dilini hiç hatırlayamıyorum... Bir dilekçe daha verdim... Çünkü kendi derdimi anlatamıyordum... Kendi derdimi anlatırsam...
Annem gibi güzel kadınlar dışında, yetişkinleri öyle çok fazla sevdiğimi de söyleyemem. Çirkin, kıllı ve kabaydılar. Fazla hantal, fazla ağır ve fazla gerçekçiydiler.
Çünkü benim gibilerin daha sonra yaşayabileceği ikinci hayat, elindeki kitaptan başka bir şey değildir. O da senin dikkatine bağlı, ey okur.
Ben sana dürüstlük göstereyim, sen de bana şefkat.