ben seni sevdim mi? sevdim, kime ne?
tuttum, ta içime oturttum seni
aldım, okşadım saçlarını, öptüm
içtim yudum yudum güzelliğini
ben seni sevdim mi? sevdim elbette
bendeydi özlemlerin en korkuncu
çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
ben seni sevdim mi? sevdim doğrusu
sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
biri vardı ağlayan; gecelerce
biri vardı sana tutkun; o bendim
ben seni sevdim mi? sevdim, en büyük
en solmayan güller açtı içimde
ömrümü değerli kılan bir şeydin
sen benim bozbulanık gençliğimde
ben seni sevdim mi? sevdim, öyle ya
bir çizgiye vardım seninle beraber
ve bir gün orada yitirdim seni
ben seni sevdim mi? sevdim, ya sen beni?
akıl sağlığı alanında çalışan çoğu kişi için de aynısının doğru olduğuna inanıyorum. bu iş bizi çekiyor çünkü hasarlıyız; kendimizi iyileştirmek için psikoloji okuyoruz.
şimdi bir kutup var sana çeker beni
bir kutup var senden öteye
ben onun için böyle ortalıkta kaldım
dağ yollarında, caddelerde, sokaklarda
onun için bulup bulup yitirdim seni
hangi kapıyı çaldıysam sen açtın bana
hangi gözümü yumduysam seni gördüm
zamandın, zamandan öte bir şeydin
yıllarca bir meşale gibi yandın uzaklarda