Marş Mira sonrası yazdım bunları çünkü yazmasam deli olacaktım
Puan vermedi·160 syf.··
2026 5. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 17:42
SAVAŞIN KIZILLIĞINDAN BARIŞIN MAVİLİGİNE| 03 HAZİRAN 2018 “…Biz gece yürürdük, Sırplar gündüz. Bir onlar öne geçerdi, bir biz. Ormanda ne bulduksa yedik.Meyve yedik çokça. Böyle böyle Tuzla’ya kadar geldik.Tuzla’da Müslümanlar ve Sırplar çarpıştı. Araziyi bilmiyordu onlar. Çabuk dağılıyorlardı. Bizimkiler de kolay avlıyordu. Kayıpları fazla olunca on iki saat ateşkes istediler. Bu sırada bizden üç bin kişi geçti Tuzla’ya…” Derviş Bey böyle anlatıyor ölüm yürüyüşünden sağ kurtulanları. Uyku yok, yemek yok, su yok, silah yok!.. Temmuz ayı ve sıcaklık çok yüksek. Yollar engebeli ve çetin. Yanlarına aldıkları biraz ekmek ve şekerle çıkmışlar yola. Sonrası Marş Mira yürüyüşünde gördüğümüz toplu mezarlarda ve Derviş Bey’in anlattıklarında. Savaş bitip sular biraz durulunca yakınları hep dönecekler diye beklemiş. BM’ye başvurmuşlar kayıpları için. “ Boyu şuydu, kilosu bu ; sarışındı, esmerdi…” Bekliyorlar dönecekler diye. Keşke diyebilsem bugün Potoçari’ ye 10 Temmuz’da giriş yapan yürüyüşçülerimiz gibi ölüm yolunun esas kahramanları da dönebilselerdi ve Bosna’nın hikayesi bu olsaydı. Ne var ki bu hikaye Potoçari’deki binlerce şehit mezarı , akü fabrikasının kanlı duvarları, kurşunlarla delik deşik edilmiş Boşnak evleri , camileri… Potoçari! Hayatı kim bilir ne çeşit bir felaketle son bulan binlerce şehidin şehadetine kavuştuktan yıllar sonra yanı başlarında dua edilebilecek bir mezar taşına kavuştukları yer. Göğsüne yaslandığım acılı bir annenin içli içli akıttığı göz yaşları ve gösterdiği metanet karşısında hıçkırıklara boğulduğum için kendimden utandığım, sonunu göremediğim şehitlik .İnsanlığımı sorguladığım ,zamanında bu felakete göz yumanlar yüzünden sadece el açıp dua etmekten , onlara: “ Biz varız ve buradayız .”
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025762 okunma
Puan vermedi·410 syf.··
2026 15. kitabı
"Onun silahı sözleriydi, benim silahım ise öldürücü ve zehirleyici güzelliğimdi. Zamanı geldiğinde onu da yakacak olan güzelliğimdi. Ve artık o benim avımdı." Herkese Merhaba Kalemiyle ilk kez tanıştığım Derya Demirci'nin kitabıyla sizlerleyim. Anlatımının akıcılığı, şaşırtan olaylarla ara vermeden okuduğum bir kitap oldu. Son sayfasına kadar merak içinde kalırken yazar öyle bir şaşırttı ki devam kitabına en kısa zamanda kavuşmamız lazım. Laren Glory Yıllar önce ailesini kaybetmiştir. Hayattaki tek amacı ailesinin intikamını almaktır . Tek dostu sayesinde İsviçre'deki askeri akademi de eğitim görür . Bir yandan da öfkesini diri tutar. Hazır olduğu an düşmanının karşısına çıkmayı planlar . Akademide yaşanan bir olay yüzünden yönetici değişikliği olur. Laren, toplantı salonunda yeni yoneticiyi beklerken büyük bir şok yaşar . En büyük düşmanı Toprak Ilgaz Soydere yeni yöneticidir ve birlikte ortak bir operasyon gerçekleştirmek zorundadır. Laren, intikamı için gün sayarken kalbinde istemediği duygular oluşmaya başlar. Bir yandan intikam bir yandan duygular derken Laren ihanetlerle de karşı karşıya kalır . Laren intikamını alabilecek mi? Laren'e kim ihanet edecek? Toprak Ilgaz Soydere'nin gerçek amacı neydi? Soruların cevabı ve daha fazlası için kitabı okumalısınız.
Külden Kar TanesiDerya Demirci · Kaktüs Sanat Yayınları · 202515 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
5/10
·167 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 20:29
Merhaba arkadaşlar. 2019 yılında yazarın o meşhur ‘Pedro Paramo’ eserini okumuştuk. Bu yıl yine tek bir eserini bulabildik (4-5 yılda tek kitabını bulduk diyelim) ve onu okuduk. Ben bu Yanan Ova çevirisinden (orijinal İspanyolca çeviri bu anlama gelir) biraz böyle Western tadında bir beklentiyle başladığımı da itiraf etmeliyim. Onun yerine 17 tane ufak öykü barındıran, Latin Edebiyatının temsillerinden biriyle karşılaşmış bulundum. Bunları en aşağıda ekledim. Peki, bizler bu öykü klasiğinde nelerle karşılaşıyoruz. Genellikle Latin Amerika dediğimizde akla gelen birkaç ülkeden biri olan Meksika ve onu anınca akıllara gelen şiddet ve sömürü üzerine öyküler okuyoruz. Şimdi bile Meksika dediğimizde hemen akıllara ‘Kartel’ gelirken yazar burada daha çok doğa tasvir ve betimlemeleriyle o bölgenin bir resmini çiziyor. Ancak bunu yapsa da pek çok hikaye ve konusu ise suçlu olan kahramanlardan oluşmaya devam ediyor. Burası, öyle bir iklim işte. Bilinen ve muazzam olduğunu düşündüğüm Desperado ve Bir Zamanlar Meksika’da filmleri de durumu özetler niteliktedir. Gitarım ve Silahım ise üçlemenin ilk filmidir ancak oldukça düşük bütçe ve geçen yıllar nedeniyle onu öneremiyorum. Meksika Devrimi sonrası ülkede çekilen sıkıntılar, karmaşa, şiddet ve ölümler konu edilir bu hikayelerde. Ancak bu seçimi anlatmak için yapılmış tarz oldukça farklı. Öykülerde kahramanlara baktığımızda hep kötü karakterlerden seçim yapıldığını görürüz. Tüm katiller ilginç biçimde suçsuz olduklarını savunur, cesetlerle ufak bir konuşma sahnelerim mutlaka vardır ve bir durum analizi yaparlar. Burada Freud veya ona benzer bir yazar olsaydı büyük ihtimalle psikolojik bir analiz çıkarmayı ihmal etmezlerdi. Ancak burada söyleyebileceğimiz, sanırım yanlış olmaz, toplumsal gerçekçi bir anlatımdır. Herkes tarafından
Ova Alev AlevJuan Rulfo · Doğan Kitap · 2013415 okunma
“Sevgiyi en büyük silahım yapacağım”
6/10
·128 syf.··
2026 1. kitabı
“Bugün, dağa gücümün yettiği kadar tırmanacağım ama yarın bugünkünden daha yükseğe tırmanacağım ve öbür gün yarından da daha yüksek olacak. Başkalarının eylemlerini aşmak önemsizdir; kendi eylemlerimi aşmak her şeyden önemlidir. “
Alıntı
Dünyanın En Büyük SatıcısıOg Mandino · Diyojen Yayıncılık · 2024447 okunma
Puan vermedi·616 syf.··
2025 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 19:08
“Sen benden durmadan çiçekli bahçeler istiyormuşsun gibi geliyor bana. Kusura bak, Kaza. Sana çiçekli bahçeler vaat edemem. Bak, elimde silahım var." Silahımı gösterdikten sonra kemerindeki şarjörleri kaldırdı. “Kurşunlarım var benim. Bir vatanım, bir bayrağım, bir milletim var. Benim sonum Kızıl Elma,” Kaza. Ben anlamıyordum. Ne çiçeğinden bahsediyordu? Bana yaklaştı diye çiçekli bahçe mi isteyecektim? Uzak durun! "Aynı sona yürürken neyin altını çizmeye çalışıyorsunuz? Ben eline çiçek tutuşturulacak bir kadın mıyım? Ne diyorsunuz?” Güçlü kadın karakterlerin kimseye boyun eğmeyişlerini her zaman dik ve önüne engel çıktığında güçlü durabilmelerini okumaya bayılıyorum..
KazazedeŞevval Demirdöğer · Pukka Yayınları · 20241,522 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 71. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 00:00
Bir kadın düşünün insanın sözcüsü, haklı isyanı ile suskunların sesi olan, aşk, adalet, eşitlik, direniş, estetik ve daha bir çok konuda şiirsel bir dille anlatım yapan. Şiir, umut ve isyan ile yanan ruhunu siper eden dışlanarak, sürülerek dahi olsa kendini duygularını ifade etmekten çekinmeyen güçlü bir örnek. Zamanın geçsede bazı gerçeklerin hiç değişmediğinin boyun eğmeyen, karşı çıkanın dışlandığının, değişime hep ayak direndiğinin yüz yıl önceki örneklerinden. 14 bölümden oluşan kitap konuları kısa şekilde ele almış ve aforizmalar gibi kısa ve öz anlatımı ile derin direnişinin güçlü adımlarını okuyacaksınız. Bu güzel kitabı sevgili @kitap.gemisi öncülüğünde okudum teşekkür ederim. Şiir yazdım, çünkü silahım yoktu. Ama kelimelerinin namlusu daha derin yaralar açtı. Bir şiir, adaleti hissettirdiği ölçüde güzeldir. Hayal kuramayanın, devrimi de olmaz.
Biz Çoğuz, Onlar AzPercy Bysshe Shelley · Gece Kitaplığı · 202536 okunma