Hava karardı yine
Vakit akşamı buldu
Düşünce çıktı bine,
Gülden cemalim soldu.
Kış günleri çok kısa,
Çabuk oluyor akşam,
İçim çok sıkılmasa
Bunları karalamam.
Geçmiyor başka türlü,
Vakit kapalı yerde.
Özlemesem bülbülü
Düşmezdim binbir derde.
Örtün üstüne örtün, Ilgaz'ın karlarını
Geçti gençlik benden de, seyretmeden yarını
Böyle demişti hocam; eller alır varını
Bahar gibi ömrün, yeşil yapraklarını
Sıkılıyorum, dedim.
Dedi düşünüp - Haklısın
Hastayım dedim ona.
Yine dedi. - Haklısın
Bıktım canımdan dedim.
Haklısın dedi bana.
Dedim deme haklısın,
Bir şeyler söyle bana.
Dedi söyleyecek başka
Bir şey bulamıyorum.
Çünkü sen dünyalar
Kadar deryalar kadar
Haklısın.
Ruhsal uyarana tepki olarak rüya, uyaran ortadan kaldırılsın ve uykuya devam edilebilsin diye o uyaranı halletme değerini taşıyor olmalı. Rüya yoluyla halletmenin dinamik açıdan nasıl sağlandığını henüz bilmiyoruz ama şimdiden fark ediyoruz ki rüya suçlandığı gibi uykuyu bozan değildir, uykunun bekçisidir, onu bozacak şeyleri ortadan kaldırandır.
Rüya unsuruyla ifade edilen ikameden hareketle bunun gizli bilinç dışı içeriğine ilerlemek istediğimizde her seferinde dirençlerle karşılaşıyoruz. O halde ikamenin arkasında önemli bir şeyin saklı olması gerektiğini düşünebiliriz. Bu gizlemeyi sürdürmek isteyen zorlukların amacı başka ne olabilir ki? Bir çocuk yumruk yaptığı elini avucunu göstermek için açmıyorsa, kuşkusuz almaması gereken bir şeydir o.