‘Yaşamak kabul ettiği ve şimd mutluluğu haline gelmiş her şeyin doyumuna varmak için yatmayı sürdürdü. Ruhunda bir yerlerde hâlâ canı yanıyordu ama bu muştulu bir acıydı, akkor gibi ama yumuşak ; tıpkı yaraların sonsuza dek kapanmadan önceki yangısı gibi!
Bu cümlelerle biten bir korkunun ardından gelen rahatlama hissini tarif ediyor yazar. Ara ara verilen alıntılarla içimizde hissettiğimiz ve kahraman ile beraber çektiğimiz acıları, umutsuzluğu, hayatı yaşamanın farklı bakış açılarından ne kadar da farklı görünebilirliği…
Yaşadığı hayatla yetinmeyen, amaçsız bir kaçışa yönelen kadın kahraman ve kocasının acımasız bir ‘ders’i üzerine harika bir kitap.