Bu semâ’a girmeyen sonuna pişman olur
Erişir bizim ile ser-be-ser düşman olur
Dosttur bizi okuyan üstümüzde şakıyan
Şimd’ üç buçuk okuyan derin danışman olur
Danışmanın câhili unamaz dervişleri
Derviş ile danışman yavlak üleşgen olur
Bir nicenin gönlüne şeytanlar dolup durur
Erenler semâ’ına onlar erişgen olur
Dânişmend oldu geldi okuduğunda buldu
Ehl dervişlere canı katı karışgan olur
Hey bîçâre danışman ayt dervîş-i dervîşan
Dervişlere irişen işine pişman olur
Yunus aydır Mevlânâ epsem otur yerinde
Bu sohbete doymayan sonra sevişken olur
Sayfa 274 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
"Yani." Jet duraksadı. Doktorun dile getiremediği şeyi söylemek için zihnini toparlamaya çalıştı. "Seçeneklerim ya şimd ölmek ya da yedi gün içinde ölmek mi?"
"Yani." Jet duraksadı. Doktorun dile getiremediği şeyi söylemek için zihnini toparlamaya çalıştı. "Seçeneklerim ya şimd ölmek ya da yedi gün içinde ölmek mi?"
"Tevazumun derisi şimd nelere dayanmadı ki? Yamacında oturuyorum yücel ne kadar yüksek benim doruklarım? Hiç kimse söyle henüz bana. Ama çok iyi biliyorum vadilerimi!"
Ben de 'Iktisat Notları'nı çekmecende görünce bir kenara atmıştım canım Selim! Sen atamadığına göre elbette bir hikmeti vardı. Hiç bir şeyi atamazdın: hepsinin birer hikmeti vardı. Biz nereden bilecektik? Hepimiz ayrı ayrı birer yönünü tanıyabilirdik ancak; bütününü tanımak bir hayal gücü isterdi. Dokunduğun her şeye kendini koydun, içini verdin. Acımadan her şeyi Selimlikle doldurdun. Bana gözlerini bıraksaydın hiç olmazsa giderken. Şimd,iki kişinin konuştuğu katı kelimelerde kalıyor Selimlik.
Şimd anlıyorum ki, üniversiteye gitmenin ve bir eğitim almanın en önemli nedenlerinden biri, tüm hayatınız boyunca doğru olduğuna inandığınız şeylerin doğru olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenmekmiş.