Efganistan'ın kuzeyine Efgan Türkistanı denir. Burda üç milyon kadar Özbek, Kazak ve Türkmen yaşıyor. Güç-süz ve çok iptidai Efganistan bile bu Türklere baskı yap-mak, onları yükseltmemek davası peşindedir. Efgan denilen yer Gaznelilerin, Selçukluların, Temirlilerin bir eyaletiydi. Kaderin cilvesiyle orada bir cumhuriyet kuruldu. Sovyet ve Çin ülkelerindeki Türklere gelince: Ana kütle buralarda yaşıyor. Sovyetler'de tereddütsüz 40 mil-yon, Çin'de ise aşağı yukarı 10 milyon Türk'ün yaşadığı biliniyor. Yakın zamana kadar her iki ülkedeki Türkler büyük baskı altında iken Çin-Rus düşmanlığının başlaması Türkler'in işine yaramıştır. Her iki ülke, kendisindeki Türkler'in öteki devlet tarafından kışkırtılması endişe-siyle Türkler'e boyuna taviz vermektedirler. Bu kışkırtma her iki taraftan da yapıldığı için tavizler birbirini kovala-makta, Rus ve Çin hükümetleri kendi ülkelerindeki Türk-ler'den her gün biraz daha çok çekinir hale geldikleri için Türkler geniş nefes almaktadır. Sovyetler'deki Türkler teknik bakımından çok ileridir. Bunların en kötü tarafı alfa-belerinin Ruslar tarafından vaktiyle ayrılmış olmasıdır. Rusya'da Azeri, Tatar, Başkurt, Kazak, Kırgız, Karakal-pak, Özbek, Türkmen, Hakas, Oyrat, Yakut, Çuvaş gibi birçok alfabeler vardır. Kırımlıların da bir alfabesi vardı ama şimdi Kırımlılar dağıtılmış olduğu için bunların ne olduğunu bilmiyoruz. Bu ayrı alfabeler onları birbirini anlamaz ayrı milletler haline getirmek için yapılmıştır ama boşunadır. Bunlar hakikaten birbirini anlamasalar bile siyasî birlik kurulduktan sonra tek dil, hem de tek lehçe halinde yeniden oluşacaktır. En küçüğünden en büyü-ğüne kadar bütün yabancı hakimiyetlerdeki Türkler'in hakkını korumak Türk hariciyesinin görevidir. Becerikli ve zeki bir hariciyenin yapabileceği çok şey vardır. Hiçbir
Sayfa 44 - 45·Kitabı okuyor
"13, cinsiyetçi pisliğin tekiymişim gibi hissettirme bana." Hâlâ ciddiydi ama sesinde sitem de vardı şimdi. "Birinin sana gücünü yetirebilmesinin kolay olmadığının farkındayım gayet. Hafife almıyorum ki ben seni. Suratımın ortasına indirdiğin sol kroşeni unutmadım daha."
Sayfa 150·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Hayalim falan yok," dedi çocuk yine o sıkıntılı ifadesiyle. "Sen şimdi ben dinliyorsun ya.... " Duraksadı, aniden siz ifadesinden sene geçtiği için rahatsız olmuştu. “Diğerleri beni dinlemiyor. Ben de susuyorum hep. Zaten dinleseler de anlamayacaklar ki. Benim arkadaşım bile yok, biliyor musun? Çok zekiyim diye dışlanıyorum."
Sayfa 119·Kitabı okuyor
Alıntı
Kıbrıs davasında hemen her devlet, dost ve müttefik sandıklarımız bile aleyhimizde olmasına rağmen işte 100.000 Türk, 400.000 Rumla boğuşuyor. Bu oransız vuruşmada yenilmeyişinin sebebi anayurdun kendisini desteklediğini bilmesidir. Hele bu destek, kritik anda Erenköyü'nde yapılan hava saldırısı gibi olunca Kıbrıs Türkünün savaşı daha yıllarca sürer: Türk birlikleri Kıbrıs-a çıkıncaya veya Selânik'e girinceye kadar... Kerkük Türkü'nün de desteğe ihtiyacı var. Üstelik Kerkük Türkü daha da talihsizdir. Nasıl talihsiz olmasın ki Barzânî adında bir Kürt eşkıyası devlet kurmaya ve Kerkük Türklerine azınlık hakkı vermeye kalkıyor. Kurtu-luş Savaşı'ndaki bir türkü, Yunan gibi aşağılık bir düş-manın Türkiye topraklarına ordu sokmasını: Ankara'nın taşına bak, Gözlerimin yaşına bak. Biz Yunan'a esir olduk, Şu feleğin işine bak. mısralarıyla anlatılıyor ve talihin böyle hain bir tecelli-sine karşı Türk Milleti'nin öfkeli şaşkınlığını belirtmiş oluyordu. Bu acı hâtıra yetişmiyormuş gibi, şimdi bir de Kürt devlet kuracak da 1.000.000 Türk'e azınlık hakkı mı verecek? Bu küstahça iddialar karşısında Türkiye'nin kültür ve fikir hayatında söz sahibi olan, söz sahibi olduğunu iddia eden bunca kalem sahibi arasından, Sedat Simavi gibi biri çıkıp da Kerkük Türkleri'ni millî bir dava haline getire-mez mi?
Sayfa 35 - Ötüken, 17 Temmuz 1965·Kitabı okuyor
Geçmiş şimdi gelecek.
Geçmiş, yalnızca anılarımızdadır; gelecek yalnızca planlarımızdadır. Şimdi ise bizim tek gerçeğimizdir.
Sayfa 220 - Ayrıntı Yayınevi·Kitabı okudu
Edebiyat
Umut kuş tüyüdür şimdi Uçuşuyor aykırı bacalarda
Alıntı