“Ne korkunç bir başına düşünmek şimdi seni. Daha da korkunç, bir başına değilsen oysa." Andrey Voznesenski
1000Kitap
İyi bir saç kavurma olsada yesek şimdi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Buz gibi karanlığın içinden sıyrıldığımda ,etrafımda olan ,kalan ne varsa gözlerimle seçmeye çalıştım .Ayaklarım kaynaşıp tek bi ayağa dönüşmeden önce nerde olduğumu anlamaya çalıştım.Gözlerim birbirinin içine girip tek gözle etrafımı izlediğim şu andan önce ne zaman ve nerde eskisi gibi gözlerimi çoğul eki ekleyerek kullanabiliyordum.Parnaklarım,ya parmaklarım,kollarım birleşince hepsi aynı yere sıkıca bağlanmış gemici düğümüne dönüşmeden önce nerde ve neyi ve nasıl hareket ettirebildigimi düşündüm . Karanlık,ışık kör.Yavan.Dilim kuru.Nefesim donuk.Eğri bi yer.Altı da üstü de karmaşa .Sesler tok.Verilenler alınmış .Soğuk,eser,ayaz.Titreyerek ancak ısınabildigim bi yer.Işık yokun da uzağından ulaşmaya çalışıyor. Yürüyemiyorum,kalkamıyorum bile .Burası neresi.Kimin içindeyim,kim benim içimde.Çoklardan teklere düşmüş bedenim.Ruhum,ya o nerde.Sessiz.Kulaklarım,kulağım bekliyor.Yamulmuş bi soba.Ateşi yok koru yok.kahverengi.masanın bacagı kırık.sandalye ayaksız .soba hem ateşsiz hem borusuz.Dumanı yok.Duman nerde,kor nerde,ateş nerde. Örümcek yanımdan geçen.Uzansam .Uzanabilsem.Elim yok.Tutsam.Tutabilsem canım yok. Bi şey duvardaki.Görsem.Görebilsem.Gözüm yok.Gözümde ferim yok. Bi ses dışımda.Duysam.Duyabilsem.Kulagim yok.kulagimda sesim yok . İçerde şimdi.korksam.korkabilsem .Ruhum yok.ruhumda içerdeki yok.. Budanmış sakallarimla birlikte ,saçsız başımın kenarından yavaş yavaş süzülen kan dudaklarıma değmeye başladı bile. Kalkmaliyim .O gidince kalkıp ,bende gitmeliyim.Bu herşeyiyle körleşen beni yeniden iki ayak üstüne ,iki göz üstune ,iki kulak ,iki el ,iki ayak üstüne dikmek için gitmeliyim,tamamlayanıma gitmeliyim.Yarımı yarama katmak,yarama yarımdan bakmak için kalkmaliyim.o gidince Karanlık ,kaybolması zor,belki uyuyunca,uyu hadi...
Mâna madde'den daha kıymetlidir, Rûh cesetten daha değerlidir. İnsan hem ruh, hem de mâna sahibi olarak bütün maddenin ve masivanın üzerindedir. “İnsan insan derler idi, İnsan nedir şimdi bildim.”
Yüreğimdeki Cam Kırıkları Artık dayanamıyorum bu mutsuzluğa… Bastığım her yerde keskin cam parçaları, Korkuyorum yola bakıp bir adım daha atmaya. Durmuyor sızı, artık kanayan her yerim; Kanlar içinde yüreğimin parkeleri... Üstelik bu enkazı temizlemeye hiç mecalim yok. Bir yağmur başlasa diyorum şimdi gözlerimden, Sicim gibi yağsa içimin yangınına; Yıkar mı dersin bu ağır acıyı? Temizlenir belki her şey, Akıp gider tortusu...
Ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil Nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan. Belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü Biraz Nietzsche biraz Kant kafan karışmış belki Parlamanet'i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı? Pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı! Kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi. İyi kitaplar okudum bir boka yaramadı.. Ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum Durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar Sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız İşin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık. Küsmesi,barışması,ayılması,bayılması Hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması Meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı! Güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi. Bir sürü güzel kadın girdi hayatıma Hepsi ağzıma sıçtı.. Ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil. Her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata Ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik.. İçime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim. Ben seni severim sevmesine de İş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim.. Ali Lidar
Şiir