Ne olur anı olma...
Bir gün hatırladığımda canımı yakan, geçmişin tozlu sayfalarına sıkışmış bir gölgeye dönüşme.
Zamana yenilip rengi solmuş bir fotoğraf gibi değil, her bakışımda hâlâ ışıltayan bir gökyüzü gibi kal.
Anı dediğin, insanın yüreğinde kapanmayan bir yara olur; ne tam iyileşir ne de büsbütün ölür.
Oysa ben seni yara değil, nefes bildim; gitme ki nefesim eksilmesin.
Kal ki, yıllar sonra bile bir köşede anımsadığım değil, hâlâ yanımda yürüyen, hâlâ adımlarıma eşlik eden ol.
Çünkü anılar sessizdir, ama senin varlığın hep ses getirsin; kalbimin atışıyla, günlerimin telaşıyla,
uykusuz gecelerimin içinde canlı kalsın.
Ne olur anı olma; çünkü anı olmak, hayatta kalmanın en sessiz biçimidir,
oysa ben seni hep haykıran bir “şimdi”de sevdim.