Selam. Bu ay okuduğum bir diğer eser Güray Süngü'nün Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı oldu.
Kendine has üslubu ile her defasında şaşırarak, hüzünle okuyorum yazarın eserlerini.
Kitapta yine bir esas karakterin bu defa Mehmet'in hayatına dair kesitleri görüyoruz.
Annesinin ilgisizliği, babasının güvensiz ve yetersiz oluşu Mehmet'i her bakımdan etkilemiştir. Herkese karşı katı yürekli gibi görünen, kavgacı biri olsa da sevdiği kadına Çiğdem'e ve sevdiklerine karşı merhametle dolu.
Yara dışarıdan değil içeridendir hep. İzi dışından çok içinden yakar insanı. Mehmet'in yarası da içindendir, kabuk bağlamadan sürekli kanayan...
Mehmetʼin içsel dünyasına ziyaret ederek benliğindeki bir tür iç savaşa, yolculuğa götürüyor bizi yazar.
Şiddetle tavsiye edilir.
#kitapalıntıları :
Olur böyle. Birileri gülsün diye ağlar birileri.
Sevdiklerin için korkunca sonuna kadar gitmek istersin, hiç giz kalmasın.
Kendine dikkat et değil, sahip çık kendine.
Bilmiyor musun, arıyor musun? Çünkü arıyorsan bilmiyor olamazsın.
Bazı insanlar öyle bakar hayata, insanlara. Yargılar gibi. Hüküm verecekmiş gibi.
İnsanın içinde uzun uzun uzun anlatılacak şeyleri varsa mı kısa kısa kısa yazıyor?
Ne geçmiştesin, ne gelecektesin. Şimdide bile değilsin. Görüyor ve tanımıyorsun ama biliyorsun da, görüp tanıdıklarından bir farkı yok görüp tanımadıklarının.