“Güzel bir bahar havasında Kameriye’ye gidin ve kuşların cıvıltısı, yeşilliklerin altında gözünüzü kapatıp artık geri gelmeyecek başka zamanların İstanbul’unu hayal edin…”
(Ben İstanbul’da yaşamadığım için yapamıyorum ama tavsiyeye uymak isteyen varsa benim yerime de yaparsa çok sevinirim.:) )
Günler birbirinin aynısı sanki. Şimdi yine çayı koyup, radyoyu açıyorum. Nesrinimden kalma alışkanlığım, güne musikiyle başlıyorum. Bazen en hüzünlendiği eser çıkıyor şansıma, resmine bakıp sanki onunla söylüyorum.
“Artık yeşerecek bir dalım yok, yağmurlar yağsa da hoş, yağmasa da…”