“Yüz konuştuğunda, ağız sırasını bekler.” Yahut şöyle mi demeli? Yüz konuştuğunda zaten dile hacet kalmaz. Bazen en ağır duyguların ifadesini, sessiz bir yüz yüklenir. İnsan kendi hikâyesini yüzünde saklar.
O yüzden kendi yüzüne bakabilen, başka yüzlerden utanmaz.
Kim istemez özleme bit, hasrete din demeyi? Kim istemez canı burnunda geceleri dindirmeyi? Sevmek emekten çok anlayışa muhtaçmış ve göz açıp kapayıncaya kadarmış aşk.