Bilmem ki bir gün gelir de insan, hiç kırılmaz olur mu, zaman hiç görünmez olur mu, penceremin altında durup bana doğru iki el ateş eden yabancıyı mahkemeler suçlu bulur mu, bilmem ki bir an için bile olsa âşık kişi sonunu unutur mu, çürümeye değil de kurumaya bıraktım, bilmem ki tadı bozulur mu...
Yüz yüze bakacak bir payımız kalmalı hayatta, kol kola yürüyecek bir yolumuz, kararlaştırılmamış bir buluşma, yıllar sonra belki bir karşılaşma, karşılaşınca da tebessümü, hâl hatır soracak bir yanı kalmalı sevginin, öfkenin buluşturup attığı bir kalp gibi değil de düzgün katlamaya çalıştığımız bir ten gibi, aşkla sarıp sarmalama arzusu yani.