…kitaplarımı valize koydum, eşyalarımı da iki torbaya, Ankara’dan ayrılacaktım. Karabüklünün de eşyalarını topladım, o da iki torba etti. Karabüklüyle aynı yaştaydık, bu hayatta, yirmi dört yılda, bütün biriktirebildiğimiz dört torbaydı.
O kavşaktan her yere yollar gidiyordu, kuzeye, güneye, doğuya ve batıya. Fakat bizim için hiçbir yere gitmiyordu yollar. Adım atsak karanlıktı. Adım atsak boşluktu. Bizim için kartondandı sanki dünya, adım atsak elimizde buruşup kalacaktı.