Oda bir anda havasını yamyamlara bıraktı sanki. Yan yataktaki insan cinsleri bencilce yüksek sesle konuşuyorlardı. Ben bana tahsis edilen yatakta örtü altında gözyaşlarımdan boğulur midem üzüntü tesirinden bulanır ve yaşadıklarımın gerçekliğini sorgularken onlar umarsızca kahkalarla gülüyorlardı. Bir yandan altında dinamit patlamış hayat dinamiklerimi idrake uğraşırken bir yandan ihanet ve bencilliklerinden tiksiniyordum. Ne yaşadığımı bile bile ve göre göre. İnsan bencilliğinin hakikaten sınırı yoktu.