Kitabın arkasını okuduğumda gerçekten güzel bir eser okuyacağımı ve kendime bir şeyler katacağımı düşünüyordum ama 254 sayfa boyunca sadece hayal kırıklığı yaşadım.
İşlenmek istenen konular temelde güzel olsa da herkesin her şey hakkında konuşmaması gerektiğinin çok güzel bir örneği niteliğinde kitap. Ara ara görebileceğiniz cinsiyetçilik ve ırkçılık olayı bambaşka bir boyuta taşıyor zaten.
Normalde hiçbir yazara, özellikle kadın yazarlara elde ettiği "yazar" ünvanından dolayı laf söylemem ama bu kitabın yazarın ününü tanıdıkları sayesinde tamamen şans eseri kazandığını düşünmeden edemedim.
Arka tarafta yazarın dili, anlatım biçimi veya olayları bize yansıtma şekli ne kadar romantize edilmiş olursa olsun beklentinizi o kadar düşük tutarak okumalısınız ki benim gibi devasa bir hayal kırıklığı yaşamayın.
Her ne kadar "sözdizimsel tekrarlar" olarak lanse edilmişse de adeta bir papağan sayfaya hüküm sürmüş hissine kapılıyorsunuz. Kitabı bitirmek için yoğun bir çaba sarfetmeniz gerek yoksa 3 yüzyıl geçse de bitmeyecek, akıcılığı 0 olan bir kitap.
Edebi açıdan benim gözümde hiçbir değeri olmayan, her cümle kurabilen insanın da yazar olmaması gerektiğinin çok büyük bir kanıtı olan, güzelim konuların tamamen boşuna ve değersizce harcandığı bir kitap.