Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
Yaşamıma kırgınım. Samimiyetle yaklaştığım her şeyin beni hüzne geri döndürüşüne, tüm sevinçlerimin ödettiği bedellere, var oluşuma, hepsine. Hissettiğim eksikliklerin sebebi olan her şeyi gözyaşlarımla seyrediyor oluşuma kırgınım mesela. Gece olduğunda tek başına hiçbir anlam taşımayan odamın köşesi, düşüncelerimin etkisiyle beraber beni bunalıma sürüklüyor. Yaşadığım her anıma "neden?" diye sormaya devam ettikçe bitkinliğe doğru yol alıyorum, anladıkça da daha derine hapsoluyorum. Ben kendime yetemedim, bu yüzden şimdi de geçici umutlara bel bağlamanın bedelini ödüyorum.
| Rumeysa Uysal
“Ölümü düşünmemek de varmış
Bilmedik sağlığımızda
Elden ne gelir?
Yaşamaktasın
Elin tutar
Yürür ayağın
Sıkıntı mı bastı
Şarkı söyle efendim, şarkı
Hem ne güne duruyor sanki
Gökyüzü olsun
Deniz olsun
Ne güne duruyor?”
“Hiç de pişman değilim öldüğüme
Her şey bitmişti zira
Usanmıştım artık
Gökyüzünü seyretmekten
O kadar çok hâtıram vardı ki
Karıştırıyordum birbirine”
“Dünyaya bir daha gelirsem
Aklı başında bir insan olacağım
Akşamları erken uyuyacağım
Ne işim var öyle meyhanelerde
Pazarları
Parklarda gezeceğim
Karımla”
*Ölüler, ölüm sebeplerini anlattıktan sonra hayata/yaşama dair özlemlerini dile
getirirler. Kimi dünyaya bir daha gelse, kendine çekidüzen vereceğini, aklı başında bir insan