Sinan Afşar

Sinan Afşar
@sinanafschar
Wolfsberg/Kärnten
29 Ekim
144 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2022 00:00
Erdeminin farkında olan insan kibirini yıkmayı da bilmeli. Sevgi ve hoşgörüyü hak ettiği özgürlükte arayan bach bizi bir kabuk gibi saran tembellik, toplumsal baskı ve manasiz inançlarından kurtulmaya; yaşam nedenini sorgulamaya çağırıyor. Varoluşun temel simgesi 'insan' olmaya. . İmge olarak aylak martı topluluğunun asi gencini tercih etmiş.  özgürlükçü, sınırlarını zorlayan ve bir kuş olmasını tabi kılan uçma yetisini üst seviyelere taşımaya çalışan. İnsan olma gerekliliğimizi tabi kılan akıl gibi. Bizler onu ne kadar özgür (aklin her daim öğrenemeye meyilli oluşu/gelişimi) bırakarak daha ileri taşıyabiliyoruz. Kendimize inancımız yoktur ya da baskı ve toplumsal rituellere boyun eyiyoruz. Sinir bozucu olan bunu nesilden nesile aktararak sıradanlaştırıyoruz. . Bir çocuğun verebileceği hayal dünyası sizin ona verebileceğiniz emniyetten daha gerçekçidir. . Zebanin yakaladığı ayaklarımız sürüklenirken ezici alışkanlıklarımızla çevrili mezara, özgür bırakın düşlerinizi elbet biri tutup bu yozluğu yıkacaktır. . alıntı: "oldukça basit şeylerden söz ediyordu jonathan; uçmak bir martının en doğal hakkı, özgürlük onun doğasında var ve bu özgürlüğü engelleyecek ne varsa; gelenekler, batıl inançlar ya da herhangi bir şekildeki sınırlamalar, tümü bir kenara bırakılmalıdır.. ..en doğru yasa bizi özgürlüğe götürecek olandır."
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,2bin okunma
Reklam

Sinan Afşar

, bir kitap okudu
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2022 00:00
·
2022 1. kitabı
Richard Bach
8/10 · 80,2bin okunma

Sinan Afşar

, 2022 okuma hedefini ekledi.
umarim bu sene tuttururum!
2022 OKUMA HEDEFİ
8/30 kitap - %27 tamamlandı
8 kitap okudu
30 kitap
1.537 sayfa
9 inceleme
0 alıntı

Sinan Afşar

, bir kitap okudu
7/10
·104 syf.··
2022 2. kitabı
Alain de Botton
8/10 · 578 okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2021 00:00
Somut bilgiler,  sert söylemler, kesin yargılar!!! Varoluşsal sancılar içerisinde kaçınılmaz olan iradenin tasfiri hayatın anlamını şekillendirir ve gerçeklik o ki yaşanılabilir hayat sadece bir tasfir olarak kalacaktır; karamsarlığın çerçevesinde soğuk ve sıcağın arasında kalan bir sis perdesi olarak katiyen mutlak olana varamayacaktir , varılamayan aslinda hiç var olmayandır. Mutlak mutluluk hiç bir zaman var olamaz! Yaratılış gereği özde olan istem bunu geçerli kılar. Yetinmeyi bilememek. ki mutlak olan bu gerçekliği idrak ettiğimizde kötümserlik ve karamsarlık mutlak gerçeğimiz olacaktır. . Peki burda bırakılmalı mi? yaşam gerekliliği var eden insanı 'istem' hiç durmayacak elbet. İrade neyi idrak ve itaat edecekse ona meyil vererek. ya ara duraklar! elde edilmemiş bir mutluluğu yaşam sonrası elde edebilemezmiyiz? varlığımız sonra erdiğinde galibin erdemine sahip olabiliriz elbette; eremediğimiz mutluluğu idrak ettirerek varoluş tasavvufumuzun amaç sebebini ve sonuçlarını aksettirerek daha erdemli zihni ve iradeyi umut ettirerek. . Hayatin bitiş noktasında arda kalan varlaşma çabası beyaz çerçeveyi doldurma telaşından ibaret. Rengarenk bir yapıtınız ya da eseriniz olabilir lakin çiviyi kim çakacak duvara! ipini kim asacak askıya! intiharina kim sebep olacak ölümlülüğün! hayati sadece kendimiz için yaşamaktansa bir çekiç ile çivi çakma eğitimi kadar basit eylemini , sıradan ve önemsiz görülebilir işi yaptırabilirlik ne kadar önem arz eder, değil mi! İnce detayların yaygarası oluverircilikten daha erdemli, ardsız değil daha manalı. Hiç olmazsa bir amacı var zekanın, gerekliliği olan garanticilik, emniyet, ehemmiyet. Umut etmek bir eylem başlangıcı iken umudu beklemek (karamsarlık/kötümserlik) tamamen tembelliğin daniskası. Bu iki farklı bakış açısı hayatın penceresi,
Hayatın AnlamıArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20103,840 okunma