"Bir kadın bir parça üzgün olmaya görsün, ağzından ilk dökülen sözler şunlardır: 'Ah, dünyaya kadın gelmek ne talihsizlikmiş yarabbim!' Ya da: 'Erkek olmak kadın olmak gibi mi!' Ya da çok daha açık ve kestirme bir söz: 'Ah, ne diye erkek değilim ki?' "
Özgürlüğe kendimizi bir boşluğa bırakır gibi bırakma dürtüsü, bizim özgürlüğümüzün bir başkasının esaretine yol açacağı tedirginliğiyle bıçaklanıyor, başkasının esaretiyle kuşatılmışken biz özgür olabilir miyiz sorusu büyüyor içimizde.