''Yarın sınavım var, mahvoldum!'' diyerek endişe eden öğrencilere önlerindeki saatleri hatırlatıyorum. ''Neler neler yapılır bu kadar saat içinde. Değil saat, birkaç dakika içinde bile neler yapılır! Bir düşünün dakikalar içinde neler olabildiğini.'' diyor ve sonra tarihte dakikalar içinde gerçekleştirilmiş büyük işleri sıralıyorum. Yaptığımız iş gibi, elimizde olan vakti küçümsediğimizde de o vakti değerlendiremiyoruz.
+ Gitmem gerek.
- Kal.
+ Yarın Hava Sınavı’m var. Biraz dinlenmem ve-
- Burada dinlen. Dün geceki gibi. Başka bir şey yapmak zorunda değiliz.
+ Alt kattaki yatağımın seninkinden aşağı kalır yanı yok. Hem neden kalmamı istiyorsun ki?
- Çünkü doğrusu buymuş gibi geliyor.
Gökten üç elma düşmüş;
Biri anlatanın,
Biri dinleyenin,
Biri de “Benim bu hayattaki sınavım nedir?” diye sorup derdinin peşine düşenin, reva görülene razı gelmeyip kendi kaderini yazanın başına…