Soşinki kitabında, kellesi olmayan bir Rokuro-Kubi gövdesi bulunduğunda, gövde olduğu yerden alınıp başka bir yere götürülürse kellenin boyunla bir daha asla buluşamayacağı yazılıdır.
Japon ve Çin efsanelerinden yola çıkan öyküler arasında Lacivert Klasikler'de de yer bulan Yuki-Onna ve Horai haricinde beğendiğim öyküler "O-Tei'nin Öyküsü", "Diplomasi", "Cikininki", "Mucina" ve "Rokuro-Kubi" oldu -ki bunlarda korku öğeleri de yoğundu. Yeniden doğuş, intikam güden hayaletler, lanetlenen ruhlar, yüzsüz suretler (Spirited Away) ve gövdeleriyle buluşamayan kesik başlar (Sleepy Hollow) gibi kimi perdeden tanıdık bu halk hikayeleri kitabı değerli kılmaya yetecek yoğunluğa sahip. Lacivert Klasikler'e yapılan seçkinin ayıklamayla değil ardışık (ve son) 8 öyküden teşekkül olduğunu da belirtmek gerek - bunlar maalesef öncülleri kadar güçlü değiller - bu yüzden Ölünün Sırrı başarısız bir seçki olmuşken, bu antoloji çok daha doyurucu bir okuma serüveni sunuyor.
Kaygılı'nın serideki diğer kitabı gibi Köşe Bucak İstanbul kitabından alınma hikayeler, o yazıda da söylediğim üzere, semtleri tanıtan gezi rehberi niteliğinde. İstanbul'dan bıkmış bendeniz için hayal kırıklığı.