bazı yazarlar daha ilk satırdan sizi büyüler. birkaç satırdan sonra bilirsiniz ki artık sizin sevdiğiniz yazarlardan biri olmuştur. ömür iklim demir benim için öyle oldu. muhtelif evhamlar on öyküden oluşuyor. ilk üç öykü birbirlerine bağlı. diğer öykülerde birbirini hatırlatacak ayrıntılar mevcut. her bir öykü okuyucuyu başka bir yerden yakalıyor. her karakter hayatın içinden. yolda yanından geçip gittiğimiz, metroda yanında oturduğumuz insanlar gibi uzak ama gerçekler. uzakta bir yerde birileri hayatı ellerinden kayıp giderken izliyor, birileri kendisini dinleyecek bir dost arıyor, birileri annesi ile bir eve sığamıyor, birileri sevecek birini arıyor. Sinem Aytop ile kitabı yaklaştık bir buçuk saat konuştuk. her bir karakterin derinliğini konuştukça fark ettik. “öykü okumak eğer iyi bir yazara denk gelirsek ne kadar da keyifli.” dedik
öykü okumayı sevenlere, öykü ile arasını yapmak için bir öneri arayanlara büyük bir sevgi ile tavsiye ediyorum. ️
merhaba 💜 okumayı öğrendiğim günden beri kitaplar hakkında konuşmak en büyük tutkum. 2017'den beri kullandığım instagram hesabımda kitaplarımı, kitaplarımın bana hissettirip, düşündürttüklerini paylaşıyorum. instagram kullanan, kitap paylaşımlarını görünce motive olan, kitaplar hakkında sohbet etmek isteyen, film, dizi, belgesel, müzik tavsiyeleri almak ve destek olmak isteyen herkesi hesabıma bekliyorum 🥰
🔗instagram.com/banakalankelimeler
okuma grubumla mart ayında uyanış’ı okuduk. birazcık kendi düşüncelerimden bahsedip daha sonra arkadaşlarımın fikirlerini paylaşacağım.
romanın konusu evli ve çocuklu edna’nın evliliğini, anneliğini, kadınlığını sorgulaması, “olmak istediğim kişi bu mu?” sorusunu kendine sorup içinde bir şeylerin değişmesi.
yazıldığı dönem düşünüldüğünde bir ilk olarak başarılı bir roman. kadının toplumdaki yerini sorgulaması, kimliğini oluşturanın aslında kendisi değil toplum olduğunu fark edip bir şeyleri değiştirmeye çalışması güzeldi. yazarın üslubunu sevdim. çok akıcı geldi. kitabı elime aldım ve su gibi aktı. kitapla ilgili eleştirim ise kitabın adı uyanış olsa da tam bir uyanış değildi edna’nın yaşadıkları. arayış demek daha doğru olurdu. olmak istediği kişiyi arıyor edna. bulabiliyor mu? sürpriz bozan olmaması için sonunu söylemiyorum ama bu son ile bu roman bir uyanış değil bir arayış sadece. yazarın uyanış demesinin sebebi belki de o güne kadar açıkça yapılmamış bir sorgulamanın kadında başlaması. bir kadının kendini bulma çabası çok değerli o yüzden kitabı yazıldığı günün şartları ile değerlendirince başarılı buldum. kitap için ortak düşüncemiz “toplum denilen şeyin biz kadınları istemediğimiz rollere ittiği ve bunun için baş kaldırmanın bile zor olduğu”
uyanış’ı okumanızı tavsiye ederim.
Sinem Aytop toplumun, çevrenin etkisiyle var oluyoruz. aaa ben buyum diyoruz bir süre. belli yaştan sonra ama ben bunu sevmedim ki bunu yapmak istemiyorum diyorsun. bu sefer aykırı oluyorsun. toplum seni soyutlamasın diye devam ediyorsun ama kendin olmamış bir hayat yaşıyor ve ölüyorsun. kitapta bir uyanış olsaydı ve ayakları yere basan bir son. kendini bulma mücadelesi veren ve bunu başaran bir kadın ile bitirseydi olayı o zaman alır baş ucu kitabı yapardım.
(hilal) ait olmadığımız